Evet kaldığımız yerden devam ediyoruz ve sırada ilk puanını kazanmadan önce en çok yarışan 5 isimle sizleri başbaşa bırakıyoruz…

Ukyo Katayama – 31 Yarış

Ukyo Katayama, 1994’te hakiki bir yetenek olduğunu kanıtladı.

Ukyo Katayama bir zamanlar, efsane F1 yorumcusu Murray Walker’ın bir şakasına meze oldu; “tartışmasız(!) Grand Prix yarışlarının bugüne dek ürettiği en iyi F1 pilotu.” Bu doğru olsaydı 31. yarışında puan kazanmış olmazdı ve Katayama, Japon sürücü furyasının yaşandığı o dönemde kesinlikle en ümit vaat eden isimdi.

İlk yıllarında kazaya eğilimliydi. 92’de Larrousse ve 93’te Tyrell için puan kazanamadan yarıştı fakat sponsorluk anlaşması, 1994’te Tyrell için yarışmaya devam etmesini sağladı ve bu, ekibin F1’de ürettiği en iyi araca denk geldi. Katayama, sezonun açılış yarışı Interlagos’da 2 puan kazanarak lige katıldı fakat, sezonun geri kalanında takım arkadaşı Martin Brundle’ın gölgesinde kaldı.

Katayama aslında sezon boyunca alanın önünde kendine yer buldu fakat dayanıklılık sorunları tüm sezon boyunca alabileceği puanlara mal oldu. Onun performansı tepedeki takımların dikkatini çekti ve iddialara göre 1995’te Benetton’da yarışmak için bir teklif aldı. Ancak kariyeri boyunca bir sır olarak sakladığı sırt kanseri teşhisi nedeniyle bu teklifi reddetmek zorundaydı.

Tyrell ile iki sezon daha geçirip Minardi’de bir sezon yarışmasınıa rağmen hastalığı performansını etkiledi ve hiçbir zaman 1994’teki o etkileyici performansına ulaşamadı.

Philippe Alliot – 32 Yarış

Alliot, ilk iki sezonunu 1984 ve 1985’te RAM takımıyla yarışarak geçirdi fakat ekibin spordaki 6 yılı boyunca hiç puan kazanamadığı göz önüne alındığında Alliot’un hiç puan kazanamaması bir sürpriz değildi.

1986’da RAM’den ayrıldığında anlaştığı bir ekip yoktu fakat Ligier, Jacques Laffite’nin kariyerine son veren Brands Hatch’deki kazanın ardından Fransız’a çağrıda bulundu. Sezonun sondan bir önceki yarışı Meksika’da 6. olarak ilk puanlarını kazanması için aradan 6 yarış daha geçmesi gerekliydi.

Oradan, hızlı fakat kazalarla dolu bir kariyere sahip olacağı Larrousse’e geçti ve aynı zamanda işbirliğinde bulunmayan bir pilot olarak anıldı. Ligier’le geçirdiği bir başka sezonun ardından Peugeot ile spor araç yarışlarında boy gösterdi ve 1993’te bir kez daha Larrousse ile F1’e döndü. Peugeot bağlantısı sayesinde 1994’te McLaren’in test pilotu oldu ve bunun sonucunda Macaristan’da bir yarışa çıktı. Aynı sezon Larrousse ile bir yarışa daha çıkmasının ardından F1 kariyeri sona erdi.

Alessandro Nannini – 32 Yarış

Alessandro Nannini bir dünya şampiyonu olmak için gereken tüm yeteneğe sahipti fakat kariyeri, 1990’da şiddetli el yaralanmalarına maruz kaldığı bir helikopter kazasında sona erdi.

Daha sonra yetenekli olduğu ortaya çıkan epey sürücü gibi o da kariyerine Minardi ile başladı, fakat dayanıksız araç 2 sezon boyunca yarıştığı İtalyan ekiple yalnızca 5 yarışı tamamlayabilmesine neden oldu. Yine de kendisini kanıtlamayı başardı ve Benetton 1988’de onu kadrosuna kattı. İmola’da koşulan sezonun ikinci yarışını 6. bitirerek kariyerinin ilk puanını kazandı ve sezonun geri kalanında bunu, 2’si podyum olmak üzere 4 puanlı finiş daha takip etti.

Takip eden yılda, Ayrton Senna’nın Japonya’da tartışmalı bir şekilde diskalifiye edilmesinin ardından Japonya GP’sini kazandı ve sakatlık nedeniyle kariyeri sona ermeden önce iyi formunu sürdürdü.

Jonathan Palmer – 42 Yarış

Jolyon’ın babası F1 kariyerine 1983 yılında Williams test pilotu olarak başladı ve kendisine, Brands Hatch’de bir yarışa çıkma fırsatı sunuldu.

Ne yazık ki o araç, Palmer’ın kariyeri boyunca yarıştığı en rekabetçi araçtı. 1984’te RAM’e katıldı ve puan kazanamadı daha sonra Zakspeed ile 2 yıl geçirdi ve bir kez daha puan alamadı. 1987’de McLaren için sürüş şansını kaçırdı ve sonunda Tyrell ile Monaco’da 5. olarak ilk puanlarını kazandı.

 

Palmer, Tyrell ekibiyle 2 sezon daha geçirip kariyerine ıvır zıvır sayılabilecek bir iki puan daha ekledi. 1990’da McLaren’a katıldı ve bundan sonraki 3 sezon boyunca ekibin resmi test pilotu oldu fakat onun için çıkılacak daha fazla yarış yoktu.

Nicola Larini – 44 Yarış

Listenin zirvesinde, puan aldığı için bile şanslı sayılabilecek Nicola Larini bulunuyor.

Larini, 1987’de Coloni için birkaç yarışa çıktıktan sonra 1988 sezonu için Osella’ya katıldı ve burada ıstıraplı bir sezonun keyfini çıkardı. Ekip için 1989’da da kazanılacak puan yoktu ve İtalyan 1990’da Ligier için yarıştı. Araç güvenilir olmasına rağmen Larini yine de puan kazanmayı başaramadı fakat yıl sonunda iki kez 7’nci olarak ümit vadetti.

Takip eden yıl Lamborghini ile sözleşme imzaladı ve sezona bir başka 7’ncilikle başladı fakat sezonun geri kalanında zamanının büyük bölümünü sıralama turlarında veya sıralama turlarından önce elenmekle geçirdi. 92’de binek otomobil serilerine geçti fakat Ferrari’de test sürücüsü görevini üstlenerek bir ayağını da F1’de bıraktı. Sezonun son 2 yarışında Ivan Capelli’nin yerini aldı fakat yine puan almayı başaramadı.

1993 sezonunu pas geçti fakat 1994’te Jean Alesi’nin sakatlığı üzerine Ferrari’de bir şans daha buldu. Ve sonunda kariyerindeki Imola’daki trajik yarışta, 44. yarışında, puan kazanmayı başardı ve, ne 5 ne de 6’ncıydı 2’nci olarak podyuma çıkmıştı.

Larini, 1997’de Sauber ile kısa bir geri dönüş yaptı ve Avustralya’da bir puan kazandı fakat Monaco’daki bir anlaşmazlığın ardından takımdan ayrılmak ve F1 kariyerine son noktayı koymak zorunda kaldı.

Kaynak: WTF1.com

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz