Turbo çağının başladığı 2014’den beri F1’in tek hakimi olan Mercedes, bu sezonu da şampiyon tamamlamayı başardı. Ancak pilotlar klasmanında tablo tam tersine dönmüş durumda. Bu sefer kaçan Rosberg kovalayan ise Hamilton. Sezonun bitmesine 2 yarış kala Rosberg’in 19 puanlık bir avantajı ve aynı zamanda kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan Hamilton gibi bir rakibe sahip olma dezavantajı var.

Ekim’in İlk Yarısı; Rosberg Farkı Arttırıyor

Singapur GP’sinden -takım arkadaşına karşı kurduğu büyük üstünlükle- muzaffer bir şekilde ayrılan Rosberg, Temmuz ayında kaybettiği şampiyona liderliğini geri kazanmıştı. Ekim ayı ise Alman pilot için hiç de iyi sayılmayacak bir başlangıca sahne oldu. Hafta sonu boyunca takım arkadaşının gerisinde kaldığı Malezya GP’sine 2. sırada başlayan Rosberg, vatandaşı Vettel’in torpido dalışı sonrası elinde olmayan sebeplerden dolayı kendini bir anda gridin sonunda buldu. Yarışın orta bölümünde çaresiz bir şekilde yükselme çabaları içerisindeki Alman pilot, normal şartlar altında takım arkadaşının 1.’liğine karşılık en fazla 4.’lüğü alabilecek gibi gözüküyordu. Bu da şampiyona liderliğini yeni almış Rosberg için büyük bir darbe anlamına gelecekti. Ancak yarışın 40. turunda sezon boyunca Hamilton’a birçok yarışta sorun yaşatan Mercedes motoru, son sözünü söyledi ve iflas etti.

Nico Rosberg Malezya GP'sinin ilk turunda spin atmış ve kendini bir anda kaos içinde bulmuştu. © Sutton Images
Nico Rosberg Malezya GP’sinin ilk turunda spin atmış ve kendini bir anda kaos içinde bulmuştu. © Sutton Images

Bu dayanıklılık sorunu ile şampiyonanın kaderi de bir anda değişti ve yarış boyunca ecel terleri döken Rosberg, büyük bir hüsranla ayrılacağı yarıştan şampiyona zirvesindeki puan farkını 23’e çıkararak ayrılmayı başardı. Kuşkusuz, Rosberg kariyeri boyunca hiçbir 3.’lüğe bu kadar sevinmemiştir. Hamilton ve Rosberg, Malezya GP’sinin etkilerini henüz üzerlerinden atamadan bir hafta sonra mücadeleye Suzuka’da devam ettiler. Suzuka’da doğru araç ayarını hiçbir zaman bulamadığını belirten Hamilton, sıralama turlarının son seansında tam şapkadan tavşanı çıkarmak üzereydi ki Rosberg, takım arkadaşına dur dedi ve Hamilton’ı mağlup etmeyi başardı.

Lewis Hamilton'ın zaferi ellerinden kayıp gidiyor. © Copyright: Moy / XPB Images
Lewis Hamilton’ın zaferi ellerinden kayıp gidiyor. © Copyright: Moy / XPB Images

Rosberg, yarışı da Cumartesi günü kazanmış oldu. Çünkü Pazar günü yarıştan önce yağan yağmur sonrası gridin sağ tarafı ve ilk çizgileri nispeten daha nemliydi. Böylelikle, Hamilton berbat bir start almak zorunda kaldı ve ilk turun ardından 8. sıraya geriledi. 3 kez dünya şampiyonu pilot hasarı minimuma indirmeye çalışırken, Rosberg adeta bir yat gezintisindeymiş gibi rahat bir şekilde yarışı kazandı ve Hamilton ile olan puan farkını 33’e yükseltti.

Ekim’in ilk yarısı Rosberg için rüya gibi geçerken, Hamilton için tamamen bir kabustu. Bu sonuçlarla Rosberg, kalan 4 yarıştan 3’ünü ikinci, birini 3. bitirdiği taktirde şampiyonluk tacını takmaya hak kazanıyordu. Bu andan sonra gridin ve eski pilotların büyük bir kısmı Rosberg’in artık şampiyon olacağı görüşündeyken, Horner gibi bazı kesimlerde Rosberg’in şampiyonluğu kaybedebileceğini düşünüyordu. Bu noktadan sonra en rahat konumda olan kişi kesinlikle Hamilton’ın ta kendisiydi. Her ne kadar 33 puan geride olsa ve tüm yarışları kazanması onu şampiyon yapmaya yetmese de artık kaybedecek hiçbir şeye sahip değildi. Ayrıca bu Hamilton’ın kaybedeceği ilk şampiyonlukta olmayacaktı ve Rosberg’e karşı en büyük kozu da bu olacaktı. Öte taraftan yıllar boyunca şampiyon olacağı günü bekleyen ve Mercedes’in dominant geçirdiği iki sezonda da Hamilton’a mağlup olan Rosberg, şampiyonluğun kokusunu hiçbir zaman bu kadar net alamamıştı. Ve o andan sonra yapılabilecek bir hata veya başına gelebilecek bir dayanıklılık sorunu Rosberg için yıkım anlamına geliyordu. Peki Rosberg o noktadan sonra aşırı kontrollü sürmeye başlamış olabilir mi? Gelin o noktadan sonra olanlara bir göz atalım.

Hamilton ile puan farkını 33'e yükselten Rosberg'in Suzuka'daki coşkusu görülmeye değerdi.
Hamilton ile puan farkını 33’e yükselten Rosberg’in Suzuka’daki coşkusu görülmeye değerdi. © Sutton Images
Ekim’in İkinci Yarısı; Hamilton ve Rosberg Kazanıyor 

Yoğun Ekim’in son 2 haftası biletler Kuzey Amerika turnesi için ayırtıldı. ABD ve Meksika GP’lerini içeren 2 haftalık bu süreçte Hamilton’ın hegomonyasını ve Rosberg’in şampiyonluk için gerekli sonuçları aldığı 2 yarış seyrettik. Ancak bu yarışlarda Rosberg’in tutukluğu gözlerden kaçabilecek bir hadise değildi. İki yarışta gerçekleşen 10 seansta Rosberg, sadece Amerika GP’sinin 2. serbest antremanlarını takım arkadaşının önünde tamamlayalabildi. İki yarışta da silik bir görüntü çizen Rosberg, Amerika GP’sinde VSC’ın yardımıyla Ricciardo’nun önüne geçerken, Meksika GP’si sıralama turlarında da ilk çizgiyi son turuyla kazanabildi. Peki ne oldu da 2 hafta içerisinde Hamilton bu kadar hızlanırken, Rosberg bu kadar pasif göründü.

Teksas'da başlayan Amerika turnesiyle Hamilton saldırmaya başladı. © Sutton Images
Teksas’da başlayan Amerika turnesiyle Hamilton saldırmaya başladı. © Sutton Images

Aslında bunun birçok nedeni var gibi görünüyor. Malezya GP’sinde ve Japonya GP’sinde yaşadığı hüsranlar Hamilton’ı kamçılamış ve motivasyonunu had safhaya çıkartmış olmalı. Gridin saf hız anlamında tartışmasız en iyi pilotu olan ve işine odaklanmış bir Hamilton’ın karşısında Rosberg, olduğundan da yavaş gözüküyor şu günlerde. Bir diğer neden de Malezya GP’si sonrası Mercedes’in dayanıklılık sorunlarını önlemek için motorda uyguladığı güvenlik önlemleri gibi gözüküyor. Bu noktadan sonra araç ayarları üzerinde istediğini elde edemeyen ve eski motor gücüne ihtiyaç duyan Rosberg bir anda yavaşlamış olabilir. 3. ve son nedense kariyerinde daha önce hiç şampiyon olamamış Rosberg’in şampiyonluk psikolojisi içerisine girmesinden başka bir şey değil. Elde edeceği podyum finişlerin kendisine yeterli olduğunu düşünen Rosberg, Hamilton’ın Malezya’da başına gelen dayanıklılık sorunu gibi bir sorunla karşılaşmamak ve herhangi mekanik bir sorun yaşamamak için gardını düşürmüş ve aşırı kontrollü sürmeye başlamış gibi görünüyor. Peki sezonun bitimine iki yarış kala bu yaklaşım Rosberg’e ne kazandırır veya ne kaybettirir?

Rosberg’in Şampiyonluk Yaklaşımı

Rosberg’den görmüş olduğumuz hatasız sür ve gerekeni elde et yaklaşımı aslında yabancı olduğumuz bir şey değil. Zira 2 kez dünya şampiyonu olan Alonso, 2005 ve 2006 yıllarında bu tarzı benimseyerek en genç çifte dünya şampiyonu olmayı başarmıştı. Yine ilk ve tek şampiyonluğunu 2009 yılında elde eden Button da Sebastian Vettel’e karşı şampiyonluğu savunmak zorunda kalmış ve ipi göğüslemeyi başarmıştı. Öte yandan 2007 yılında Hamilton’ın kaybettiği şampiyonluk, 2008’de 39 saniye içinde şampiyonluk tacını Massa ve Hamilton’ın elde edişi, 2010 yılında Alonso ve Webber’in şampiyonluğu Vettel’e kaybetmeleri, 2012 yılında Vettel’in ölüp ölüp dirildiği yarış sonunda şampiyonluğu elde edişi bu yaklaşımın her zaman başarıya ulaşamayacağını ve ulaşsa dahi çok büyük sancılar yaşatabileceğini bizlere gösterdi. Bu aşırı tutucu sürüşün Rosberg’e şampiyonluğu kaybettirme ihtimali olsa da F1’in Kuzey Amerika ziyaretinde, Rosberg’in bu yaklaşımı benimsediğini ve şampiyonluk için gereken sonuçları almaya odaklandığını düşünüyorum.

GÖRÜŞ

Bu yaklaşımı benimsediği için Rosberg’i tamamen eleştirmek büyük haksızlık olur. 2017’de değişecek kuralların güç dengesini hangi yönde değiştireceği bilinmediği için, 2016 F1 şampiyonluğu Alman pilot için son şans olabilir. Rosberg de bu umuda sıkı sıkıya tutunmuş durumda ve en ufak bir hataya bile karışmak istemiyor. Ancak öte tarafta aç bir kaplan gibi saldıran ve momentumu eline geçiren bir Hamilton var. Artık son düzlüğe girmiş bulunuyoruz ve geriye sadece iki yarış kaldı. Bugüne kadar hiçbir Brezilya GP’sini kazanmayı başaramayan Hamilton, alter egosunu piste dökerek yarışı kazanmaya ve umutlarını Abu Dhabi’ye taşımaya çalışacak. Eğer işler Hamilton’ın istediği gibi giderse daha önce kariyerinde hiç şampiyonluk kazanamamış Rosberg’in Abu Dhabi’de baş etmek zorunda kalacağı baskıyı bir düşünün; belki de şampiyonluğu kaybetmesine neden olacak bu baskıyı. Rosberg’in bu nedenden dolayı son bir çılgınlık yapıp Brezilya’da Hamilton’a öldürücü darbeyi vurması gerektiği görüşündeyim. Tıpkı 2000 Suzuka’da Schumacher’in yaptığı gibi tıpkı 2009 Brezilya GP’sinde Button’ın yaptığı gibi… Çünkü işlerin son yarışa kalması halinde Hamilton’ın Rosberg’e karşı kullanabileceği çok büyük kozlar var. Bunlar şampiyonluk yaşamış olması, son yarışta şampiyonluk kaybetmiş olması ve saf sürüş yetenekleri.

rosberg-hamilton
Hamilton veya Rosberg, hangisinin şampiyon olacağı 3 hafta içerisinde hep birlikte öğreneceğiz.

Eğer Rosberg son 2 yarışta bu şekilde sürmeye devam ederse Hamilton’a yardımcı olacak bir diğer faktör de Red Bull olacak. Malezya GP’sinde patlayan motor üzerine dayanıklılık endişeleri nedeniyle Mercedes’in getirdiği kısıtlamalar ile birlikte Red Bull farkı minimum seviyeye indirmeyi başardı ve Amerika GP’sinde az daha Rosberg’i geride bırakıyorlardı. Ayrıca Mercedes’in sezon boyunca startlarda yaşadığı problemleri de göz önüne alacak ve Red Bull’un oldukça başarılı stratejiler uyguladığını düşünecek olursak, Max Verstappen ve Daniel Ricciardo Rosberg’in başını fazlasıyla ağrıtabilir.

Rosberg’in Abu Dhabi’de bir kabus yaşamaması ve uzun süredir peşinde koştuğu şampiyonluğu kaybetmemesi için Brezilya’da bir reaksiyon göstermesi gerektiği kanaatindeyim. Yoksa 9 yarış kazandığı sezondan büyük bir hüsranla ayrılabilir ve tarihte bir sezonda en çok yarış kazanıp 2. olan pilot olarak anılabilir. Dahası Hamilton’a kaybedeceği bu şampiyonluk Rosberg’i psikolojik olarak bitirmeye yetecektir. Rosberg böyle bir durumda ne yaparsa yapsın Hamilton’ı mağlup edemeyeceğini düşünmeye başlayabilir ve son 4 yarışta daha atak davransaydım diyerek kendini tüketebilir.

Kazan kazan durumu. Hamilton şampiyonluk umutlarını diri tutarken, Rosberg hasarı minimumda tutuyor. Meksika GP 2016.
Kazan kazan durumu. Hamilton şampiyonluk umutlarını diri tutarken, Rosberg hasarı minimumda tutuyor. Meksika GP 2016.
SONUÇ

Sonuç olarak hepimiz şampiyonu önümüzdeki 3 hafta içerisinde öğreneceğiz. Gerek Hamilton gerek Rosberg her ikisi de sezon içerisindeki sürüşleriyle şampiyonluğu çoktan hak ettiler. Ancak, söz konusu şampiyonluk yarışını kaybetmek olunca Rosberg’in Hamilton’a oranla çok daha fazla üzüleceği bir sezon olacak. Rosberg’in bir dünya şampiyonu mu yoksa tarihteki en iyi 2’inci mi olacağı tamamen kendi ellerinde. Hep beraber izleyeceğiz ve göreceğiz. Tabii yazıda belirttiklerim tamamen şahsi görüşlerimdir ve Rosberg belirttiğimin aksi bir şekilde sadece 2 yarışa özel sıkıntılar yaşamış da olabilir. Ancak her ne olursa olsun son 2 yarışta daha rekabetçi ve atak olmak zorunda. Yazıyı Senna’nın konuyla bağdaştırılabilecek şu meşhur sözüyle noktalıyorum, “Ben ikinci ya da üçüncü olmak için tasarlanmadım. Ben kazanmak için tasarlandım.”

 

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz