Robert Kubica, 2011 yılında ralli yaparken geçirdiği kaza sonucunda sağ kolundan ciddi bir biçimde yaralanmış ve Formula 1 kariyerine ara vermek zorunda kalmıştı. Geçtiğimiz yıllarda çeşitli serilerde sürüşler yapan Kubica, kısa süre önce Lotus’un 2014 aracıyla testler yapmıştı. Polonyalı pilot bu kez gelecek hafta sezon içi testlerde Renault RS17’yi kullanacak ve önümüzdeki sezon hatta bu sezon içerisinde bile Formula 1’e geri dönebileceği konuşulanlar arasında.

Peki Kubica ölümden döndüğü o kazanın ardından tekrar pistlere dönebilir mi? Aşağıdaki isimler bunu başardıysa neden olmasın?

Mika Hakkinen

Hakkinen, sezonun son yarışı 1995 Avustralya GP’sinin sıralama turlarında, bir lastik patlaması sonucunda aracını kerblerde ve ardından 190 km/sa hızda duvarda buldu. Bilinci kapanan, kafatası çatlayan ve küçük beyin hasarlarına maruz kalan Hakkinen, pist kenarında yapılan acil mücadele sonucunda hayatta kaldı.

Uzun ve zorlu bir iyileşme sürecinin ardından Hakkinen 1996’da sezon öncesi testlerde aracına geri döndü ve hızından hiçbir şey kaybetmediğini gösterdi. 1998 ve 1999’da ise Adrian Newey’in ellerindeki Mclaren-Mercedes’iyle iki kere şampiyonluk elde edip Formula 1 dünyasının en unutulmaz rekabetlerinden birinde başrol oynadı.

Juan Manuel Fangio

Fangio, 1951’de elde ettiği ilk şampiyonluğun ardından; 1952 sezonundaki kural değişiklerinden ötürü Alfa Romeo’nun spordan çıkması ve kendisinin koltuksuz kalması nedeniyle ünvanını koruma şansını elde edemedi. Arjantinli pilot, birkaç şampiyona dışı yarışa katıldı ve bunlardan biri de Monza’daydı. O pistte geçirdiği feci bir kaza sonucunda boynu kırıldı ve yılın geri kalanında pistlerden uzak kaldı.

Ancak 1953 sezonuna geldiğinde Fangio iyileşmişti ve şampiyonada inanılmaz bir ikincilik elde etmişti. Bundan sonra kazandığı art arda 4 şampiyonluk ise onun yeteneğinin hiç azalmadığını gösteriyordu.

Johnny Herbert

Johnny Herbert F1’e giden yolda, alt serilerde, oldukça başarılı bir kariyer geçiriyordu. Ancak 1988’de Formula 3000’de geçirdiği kazanın ardından ayakları kesilmeden kurtulsa da bir daha hiç yürüyemeyeceği düşünülüyordu.

Ancak geçirdiği sayısız operasyonun ardından 1989’da Herbert kendisini Formula 1’de, Benetton koltuğunda buldu. Koltuk değnekleriyle yürüyen ve araca başkaları tarafından oturtulması gereken Herbert, yaşadığı acıya rağmen inanılmaz bir dördüncülük elde etti. Sakatlığının devam etmesi nedeniyle yıl içerisinde formu düşüp takımdan gönderilse de Herbert 1995’te Benetton ve 1999’da Stewart’la birer zafer elde etti. 1991 sezonunda Mazda’yla elde ettiği ünlü Le Mans galibiyetini de unutmamak lazım elbette.

Graham Hill

Graham Hill’in F1 kariyeri 1969 ABD GP’sinde sona ermiş gibi gözüküyordu. Aylarca tekerlekli sandalyeye mahkum kalan Hill azimli bir pilottu ve pes etmeye hiç de niyeti yoktu. 1970 sezonunun açılış yarışı Güney Afrika GP’ye yetişen Hill yarışı altıncı tamamladı ve yarış sonucunda araçtan yardım alarak çıkarılabildi. Hill, her ne kadar kazadan önceki performansına sahip olmasa da 1971’de Silverstone’da şampiyona dışı bir yarış kazanmayı başardı.

Niki Lauda

Muhtemelen Formula 1’in en ünlü geri dönüş hikayesi Niki Lauda’ya aittir. Lauda, 1976’da Nürburgring’de geçirdiği dehşet verici kazada ciddi yanıklar almıştı. Ancak sadece 6 hafta sonra Ferrari’deki koltuğuna geri dönen Lauda, James Hunt’la olan şampiyonluk mücadelesine kaldığı yerden devam etti.

Geri döndüğü 1976 İtalya GP’sinde hala yanıkları sarılı olan Lauda, iki takım arkadaşını da sıralama turlarında geride bıraktı ve yarışı dördüncü bitirerek inanılmaz bir sonuca imza attı. Sezonun son yarışı Fuji’ye dek şampiyona liderliğini devam ettiren Lauda, ıslak zemindeki yarışta koşulların tehlikeli olduğu gerekçesiyle pite gelip yarıştan çekilince şampiyonluğu Hunt’a bırakmak zorunda kaldı ancak bir sonraki sene şampiyonluk ellerindeydi.

Martin Brundle

Martin Brundle, Ayrton Senna’nın F3’teki rakibiydi ve tıpkı onun gibi F1’e girişini 1984’te yaptı. Tyrell için yarışan Brundle, Detroit’te elde ettiği inanılmaz ikinciliğin ardından bir sonraki yarışta Dallas’ta sıralama turlarında kaza geçirip ayağını kırdı ve böylece Senna’nın tırmandığı basamakları tırmanamamış oldu.

Brundle 1984 sezonunu kaçırdı ancak 1985’te tekrar Tyrell’in başındaydı. Ancak yaşadığı sakatlık onun sol ayak freni yapmasını engelledi ve bu onun kariyerinde büyük bir engel teşkil etti. Brundle her ne kadar yarış kazanamamış olsa da 165 yarışlık uzun kariyerini 9 podyumla noktaladı.

Felipe Massa

2009 Macaristan GP’sinde Rubens Barrichello’nun aracından fırlayan bir yay Felipe Massa’nın kaskına çarptı. Çarpmanın etkisiyle Massa bilincini kaybetti ve yay Massa’nın kaskını delerek kafatasını çatlattı. Komaya giren ve ameliyat geçiren Massa’nın kafasına metal bir plaka kondu ve 2010’un başında tekrar Ferrari kokpitine döndü. İlk yarışında takım arkadaşı Fernando Alonso’yu sıralama turlarında geçse de Massa hiçbir zaman kazadan önceki gibi olamadı ve 2008 Brezilya GP’sinden beri hala bir yarış galibiyeti kazanamadı. Elbette Hockenheim’da şeytanın bacağını kıracağı bir yarış vardı ama biliyorsunuz ki “Fernando daha hızlı”ydı.

Kaynak: WTF1.com

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz