Bir başka Monaco GP’si tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı. Sebastian Vettel kazandı, fakat F1’in gelmiş geçmiş en iyi sokak yarışçısı olma unvanı kime ait? 

Yazıya geçmeden önce, bu yazının orijinalinin Autosport’tan Kevin Turner‘a ait olduğunu ve orijinal içerikle birazdan okuyacağınız içerik arasında çeviriden kaynaklı farklılıklar olabileceğini belirtelim.

Bir F1 aracını duvarlar arasında dans ettirmek özel bir şeydir ve motor sporlarının tüm zamanlarının büyükleri böylesine yüksek baskı ve kesin zorluklar altında iyi performans gösterme eğilimine sahiptirler.

Geçtiğimiz haftaki Monaco GP’sinden önce Autosport, F1’in ustalarının sanatlarına göz atmaya karar verdi. Bariyerler arasındaki F1 söz konusu olduğunda en iyi kim?

İlgili pistlerin bir listesini bir araya getirdik ve daha sonra bir cevap bulmak için cadde pistlerinde yarış kazanan dünya şampiyonlarını topladık.

Hangi pistlerin dahil edileceğini seçmek, ilk göründüğünden daha zordu. Kriterlerin başında pistin en az bir kısmının ulaşıma açık yollardan oluşması gerektiği geliyordu. Onlar, aynı zamanda Reims gibi yol pistlerinin aksine hakiki cadde/şehir doğasına sahip olmak zorundaydı.

Bazı gri alanların olduğunu kabul ediyoruz, fakat aşağıdaki tabloyu hesaplamak için kullandığımız son liste şuydu: Adelaide (Avustralya), Albert Park (Avustralya), Dallas (ABD), Detroit (ABD), Las Vegas (ABD), Long Beach (ABD), Marina Bay (Singapur), Monsanto (Portekiz), Monaco, Montjuich (İspanya), Pedralbes (İspanya), Phoenix (ABD), Porto (Portekiz) ve Valencia (İspanya).

F1’in İlk 10 Cadde Savaşçısı
SÜRÜCÜ YARIŞ GALİBİYET
Ayrton Senna 28 13
Sebastian Vettel 34 10
Michael Schumacher 43 9
Alain Prost 36 7
Lewis Hamilton 36 6
Fernando Alonso 44 6
Nico Rosberg 36 6
Graham Hill 23 5
Stirling Moss 11 5
Jackie Stewart 11 5

 

F1’in en prestijli cadde pisti Monaco’daki ustalığı göz önüne alındığında, 13 galibiyetle Senna’nın listenin tepesinde yer alması muhtemelen şaşırtıcı değil.

Senna’nın Monte Carlo’daki rekoru olağanüstüydü. Oradaki ilk F1 yarışında sıralama turlarını 13’üncü tamamlamasının ardından (Toleman’daki takım arkadaşı Johnny Cecotto 18’inciydi) bir daha sıralama turlarında asla ilk 3’ün dışında kalmadı.

Senna, diğer 9 ziyaretinde 5 pole elde etti ve takım arkadaşı tarafından asla geçilmedi ve o dönem zarfında zaman tablolarında Senna dışında ilk sırada bulunan diğer isimler yalnızca Nigel Mansell ve Alain Prost’tu.

Sıralama turlarında takım arkadaşı Prost’u 1.4 saniye farkla mağlup edip pole pozisyonunu kazandığı 1988’de lider giderken yarış dışı kamasının dışında, Senna’nın yarış tamamlama rekoru da daha iyiydi.

Brezilyalı’nın 1984’te yağmurlu havadaki sürüşü sonucunda 2. oluşu, onun F1’de çıkış yakaladığı andı ve 89, 90, 91 yarışlarını McLaren için kazandı.

Senna, 1987 ve 92’de Mansell’ın sorunlarının ardından zaferi kazanırken daha şanslı olan taraftı, bununla birlikte 92 yarışı, uçan Williams’ı ardında tutmak için yine de sıkı bir savunma gerektirdi. Senna’nın 93 başarısına Prost’un erken startı ve Schumacher’in lider giderken hidrolik arızası yaşaması yardımcı oldu.

Ayrton Senna, Detroit 1987

Bu iyi şanslar olmasa bile – ki bu, genellikle bir cadde pistinde gereklidir – Senna, Detroit’teki hat-trick’i ve hem Phoenix hem de Adelaide’deki çifte zaferleriyle listemizin ilk sırasında olurdu. Senna’nın toplam kariyer puanlarının %21’den fazlası cadde pistlerinden geldi ve bu, Brezilyalı’nın 5 kez Monaco galibi Graham Hill’den bile daha yüksek bir orana sahip olması anlamına geliyor.

Senna’nın ardında, cadde pistlerinde 2 veya daha fazla zafer elde eden 28 sürücü daha var.

Geçtiğimiz hafta sonu ikinci Monaco galibiyetini çetelesine ekleyen Sebastian Vettel, tüm zamanlar listesinde ikinci. Albert Park (2 galibiyet), Marina Bay (4 galibiyet) ve Valencia (2 galibiyet) Vettel’i, 5’i Monaco’da olmak üzere cadde pistlerinde toplam 9 galibiyeti bulunan Schumacher’in önüne taşıyor.

Schumacher’in Monaco performansı karışıktı, ancak her zaman etkileyiciydi. Alman’ın önemli Monte Carlo performansları arasında Ferrari için 96’da kazandığı müthiş pole pozisyonu, bir sonraki yıl en harika ıslak zemin galibiyetlerinden birini elde etmesi ve buna ek olarak 2012 yılında Mercedes’le elde ettiği son pole pozisyonu yer alıyor.

Fakat 1996’da ilk turdaki kazası, 98 ve 2004’te başka araçlarla çarpışması ve 2006 sıralama turlarındaki kötü üne sahip Rascasse’da park etme vakası da var.

Çetelesine 4 Monaco galibiyeti ile katkıda bulunan Prost, dördüncü sırada. Fransız’ın kabiliyeti istikrarlı olmak, hata yapmamak ve cadde pistleri de dahil olmak üzere ekipmanlarına her yerde nazik davranmaktı, bununla birlikte 1982’de lider giderken kaza yaparak yeteneklerini bir anlığına kaybetmişti.

Hill’in listedeki varlığı bir sürpriz değil. Yalnızca iki pole pozisyonuna rağmen, orijinal ‘Mr. Monaco’ Monte Carlo’da 5 galibiyet elde etti. (İlginçtir, Hill’in 65’de elde ettiği pole pozisyonunda rakibi Jim Clark ve 68’de elde ettiği pole pozisyonunda Jackie Stewart yoktu.)

O, aynı zamanda Monaco tarihindeki en iyi galibiyetlerden birine imza attı. Kaçış alanına çıkmak zorunda kalmasının ardından ön saflara döndüğü 1965 yarışı tartışmasız Britanyalı’nın en iyi yarışıydı ve bu performans, Prenslik’teki herhangi bir pilotun en iyi sürüşüne kıyasla hala ayakta duruyor.

Graham Hill, 1965 Monaco GP.

Mevcut sürücülerden listede yer alan diğer sürücüler ise 6 galibiyete sahip olan Lewis Hamilton ve Fernando Alonso. Yalnızca bir dünya şampiyonluğuna sahip sürücüler içerisinde listenin en üst basamağında yer alan, geçtiğimiz yılın dünya şampiyonu ve şu anda emekli olan Nico Rosberg de aynı galibiyet sayısına sahip.

Monaco’da 2’şer galibiyeti bulunan Hamilton ve Alonso, yalnızca Monaco başarıları sayılsa listenin dışında kalacaklardı. Arka arkaya 3 yıl boyunca takım arkadaşı Rosberg tarafından mağlup edilen ve geçtiğimiz hafta sonu da dramatik bir şekilde aracıyla boğuşan Hamilton, Monaco’da can evinden vuruldu.

Geçtiğimiz hafta sonu Alonso’nun Indy500’de yarışması nedeniyle kokpite geri dönen ve Hamilton’ın eski takım arkadaşı olan Jenson Button 4 galibiyetle 11’inci sırada yer aldı.

Ancak, ilk 10’u tamamlayan Stirling Moss ve Stewart listenin üst sıralarında yer alan pilotlara kıyasla çok daha az yarışa çıkarak listeye girmeyi başardılar. Her iki isim de Monaco’da hat-trick yaptı ve diğer cadde pistlerinde bazı güzel zaferler elde ettiler.

Moss, Rob Walker’ın Lotus 18’iyle özel bir şekilde katıldığı 1961 Monaco GP’sini, sıralama turlarında kendisinden tam tamına 2.8 saniye daha hızlı bir tura imza atan Ferrari 156’yı mağlup ederek kazanırken, Jackie Stewart 71’de arka frenleri olmadan başarılı oldu.

Stewart’ın Monaco GP’si hakkındaki görüşü diğer birçok isimden farklı: “Monaco’da kazanmanın zor olduğunu düşünmüyorum – Sıralamalarda iyi olur ve yarışta hata yapmazsanız, Monaco’yu kazanabilirsiniz. Bunun, insanların büyüttüğü kadar büyük bir mesele olduğunu düşünmüyorum.”

“1971’de arka frenlerim olmadan kazandım, bu yüzden beklediğiniz ölçüde limitte sürdüğümü söyleyemezsiniz. Bu açıkçası iyi bir galibiyetti, fakat doğrusu tamamen dur kalktan ibaret olan bir pistte arka frenler yoktu.”

Bu, size Monaco’nun doğasından ziyade daha çok Stewart’ın yetenekleriyle ilgili bir şeyler anlatabilir, fakat Senna’nın rekorunun da gösterdiği gibi önden başlamanın hayati olduğu doğru.

Ve aynı zamanda aşağıda yer alan pole pozisyonu listesine bakmak, muhtemelen kazananlar tablosuna geçerken şanssız olan pilotları vurgulamak için yardımcı olacaktır – eh her zaman olduğu gibi bazı istatistikler yalan söyler.

Cadde Pistlerinde En Fazla Pole Pozisyonu Elde Eden 10 Pilot
SÜRÜCÜ YARIŞ POLE
Ayrton Senna 28 16
Lewis Hamilton 36 11
Sebastian Vettel 34 10
Nigel Mansell 36 7
Alain Prost 36 6
Michael Schumacher 43 6
Stirling Moss 11 5
Mika Hakkinen 21 5
Niki Lauda 26 5
Juan Manual Fangio 6 4

Daha önce adı anılmayan ve bu listede bizi karşılayan 3 sürücü Mansell, Clark ve Juan Manuel Fangio oluyor.

Fangio, kazananlar listesini yalnızca az sayıda cadde yarışına çıkmasından dolayı kaybetti. Arjantinli çıktığı 6 cadde yarışında 3 kez kazandı ve 4 kez pole pozisyonu elde etti.

Bitirebildiği yarışlarda yalnızca iki kez mağlup edildi: 1956 Monaco GP’sinde Moss tarafından mağlup edildi ve boğuşmalarının ardından 1954 İspanya GP’sinde Mercedes ile 3. oldu.

Mansell’ın Monaco’daki kötü şansına yukarıda zaten değinilmişti, fakat onun uğursuzluğu bunun da ötesine geçiyor, bilhassa Adelaide’de.

1986 sezonunun ünlü finalinde, Cumartesi günü elde ettiği pole pozisyonu ve Pazar günü şampiyon olmasına yetecek 3’üncülük sonucu için güvenli koşusu, yüksek hızda lastik patlatmasıyla sona ererken Senna ile çarpışması Britanyalı’nın 92’deki pole pozisyonunu harap etmişti. Mansell’ın tek cadde zaferi, F1’deki son zaferiydi: Schumacher-Hill kazasından avantaj elde ettiği 1994 Avustralya GP.

Jim Clark, Lotus-25, Monaco Grand Prix 1963

Monaco, araçlar için kırıcı bir pist olduğunu ve aynı zamanda sürüş için zor bir pist olduğunu yıllar boyunca kesinlikle kanıtladı. Dünya şampiyonasının ilk yıllarında, yalnızca 2 veya 3 aracın 100 turun tamamını bitirmesi sıra dışı değildi ve 96 gibi geç bir zamanda bile finişe kadar gelen yalnızca 3 araç vardı.

Bu, Monaco’da 4 pole pozisyonuna sahip olan Clark’ın neden Prenslik’te tek bir zafer bile kazanamadığını geniş ölçüde açıklıyor.

Bir diğer İskoçyalı dünya şampiyonu olan Jackie Stewart, vatandaşı Jim Clark hakkında şöyle düşünüyor: “Jim Clark Monaco’yu hiç kazanamadı fakat bunun nedeni Colin Chapman için sürmesiydi. Monaco, bugünkü gibi bilardo masası değildi, kerbler ve rögar kapakları vardı. Jim Clark’tan daha pürüzsüz hiç kimse yoktu ve o, hiç kimseye çarpmadı – fakat araç yarışı bitiremedi.”

Clark 1962 Monaco GP’sini 55. turda kaybetti, ancak Lotus’un debriyajı arızalanmadan önce Graham Hill’in BRM’siyle savaştı. Clark, 1963’te vites kutusu arızalanmadan önce bir kez daha Hill’in önünde yarışı domine etti. Hill bir sonraki yıl Clark’ı mağlup etti, fakat Lotus ikinciyken de sorun yaşadı, bu sefer yağ tükendi.

Bu, muhtemelen Clark’ın 1965’te Indy500’te mücadele etmek için Monaco’yu kaçırmasını anlaşılabilir kılıyor. Bu, yalnızca Amerika’nın en büyük yarışını kazanmakla kalmayıp, o sezon F1’de de dünya şampiyonu olan Clark için iyi bir çağrıydı.

Clark, geri döndü ve 1966’da yeni 3 litrelik motor kurallarının ilk yarışında 2 litrelik bir araçla pole pozisyonunu kazandı, fakat yarışta süspansiyon sorunu yaşamadan önce bile burnunu öne sokamadı.

Hill, tartışmasız dönemin en başarılı cadde yarışçısıydı, ancak Clark’ın performanslarının daha düşük olduğunu iddia etmek zor.

Jean-Pierre Beltoise, 1972 Monaco GP

Son olarak, cadde pistlerinde anılmaya layık iki düşük skorer var. Jean-Pierre Beltoise, 1972 Monaco GP’sinde inanılmaz bir ıslak zemin sürüşüyle yağmur ustası Jacky Ickx dışında herkese tur bindirerek gridi silip süpürürken, Gilles Villeneuve de hem Long Beach (1979) hem de Monaco’da (1981) kazandı.

Gilles Villeneuve’un güçlü, fakat sürüşü bir o kadar zor olan Ferrari 126CK ile Monaco’da elde ettiği zafer bilhassa özeldi. Kanadalı, F1 tarihindeki en harika sıralama turlarından birini (1980 Monaco GP’si pole pozisyonunun sahibi takım arkadaşı Didier Pironi’den 2.5 saniye daha hızlı ve 15 sıra daha iyi) ortaya koyduktan sonra, olası olmayan bir zafer elde etmek için Nelson Piquet’nin kazasından ve Alan Jones’un yakıt ikmali sorunlarından yararlandı.

Nihayetinde, Senna bu cadde savaşını kazanmalıydı. Sürücüler açısından rekabetçi bir dönemde kıstastı, en hızlı araca sahip olmadığında bile bir güçtü ve her iki listemizde de ilk sırada yer aldı.

Fangio, Moss ve Stewart da etkileyici kazanma oranlarına dayanarak şeref ödülünü hak ettiler. Mevcut gridde Vettel, Hamilton ve Alonso’ya liderlik ediyor fakat göreceli olarak 3 pilot da Monaco’da çok sayıda galibiyet alamadı.

Vettel geçen hafta sonundaki zaferle elini daha da güçlendirirken, Alonso tamamen farklı bir bir onurun peşinden koştu. Vettel, şampiyonluk açısından Senna’nın üzerinde olabilir fakat cadde savaşçısı olarak Brezilyalı’nın seviyesinde olduğunu halen kanıtlaması gerekiyor.

Ayrton Senna, 1986 Monaco GP

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz