F1’in En Duygusal 10 Anı

5

1950 yılından itibaren aralıksız olarak büyük adrenaline ve dramaya sahne olan F1 yürek burkan birçok ana sahne oldu. Bu yazıda sizi, sevinç, mutluluk, trajedi ve basit duygularla dolu 10 ana tanık edeceğiz.

10-Nigel Mansell’in İlk Zaferi

Orta sınıf bir aileden gelen Mansell, yavaş başlayan yarış kariyerinde basamakları hızla yükselmek için kendi emeği ve parasını kullanan pilotlardan biri. Babasının yarışmasına karşı çıkmasına rağmen, Karting yarışlarındaki yadsınamaz başarısı, onun Formula Ford serisine geçmesini sağladı. Formula Ford serisinde boynunu kırmasına neden olan kazadan sonra, doktorların “Şanslısın ki felç kalmadın” demelerine rağmen bunlara kulak asmayan Mansell, hastaneden taburcu edildikten sonra yarış kariyerine kaldığı yerden devam etti.

Onun sürüşü Lotus’un sahibi Colin Chapman tarafından farkedildi ve böylelikle F1’e adım attı. Sahneye ilk çıktığı yarış olan 1980 Avusturya GP’sinde, Lotus’unda meydana gelen yakıt sızıntısı sonrasında birinci ve ikinci derecede yanıklara maruz kalan Mansell bu acılara katlanarak mücadelesine devam etti ve yarışı mekanik problemlerden dolayı bırakmak zorunda kaldı. Genellikle takım arkadaşlarının gerisinde kaldığı Lotus yılları Mansell’ın kariyerinin en iyi yılları değildi kuşkusuz. O, çareyi 1985 yılında bir başka İngiliz takım Williams’a geçmekte buldu.

5 yıldan uzun süren uğraşları sonrasında, Brands Hatch pistinde gerçekleştirilen 1985 Avrupa GP’sinde Senna ve Piquet’ye yapmış olduğu takdire şayan geçiş manevrası sonucunda ilk yarış zaferine ulaşarak, arzuladığı başarıya sonunda ulaşmış oluyordu. Mansell’ın dinmek bilmeyen yarış tutkusu, 1992 sonlarında onun şampiyon olmasını sağlarken, bu yarış tutkusu aynı zamanda onun, istenilmeyecek türden bir rekora imza atmasına da neden oldu. Mansell, F1 tarihinde şampiyon olmadan önce en çok yarışa çıkan(180) pilot olma ünvanını hala elinde bulunduruyor.

9-Lewis Hamilton’un 3. Şampiyonluğu

75802

Lewis Hamilton, 2015 ABD GP’si zaferinden sonra, tarihte 3. Dünya şampiyonluğuna ulaşan 2. Biritanyalı sürücü oldu. O çizgiyi geçtikten sonra bu duygusal anı “Bu Hayatımın en müthiş anı” diyerek takımıyla paylaşıyordu. 2008 ve 2014 yıllarında sonra gelen bu şampiyonlukla Hamilton, idolü olan Sennayla şampiyonluk sayılarını eşitlemeyi başarıyordu. Ona bu başarısı sorulduğunda doğru sözcükleri bulmakta zorlanan Hamilton soruya ağlayarak cevap vermek zorunda kalıyordu.

8-İhtimaller Denizi: Sebastian Vettel’in 2010 Şampiyonluğu

14.11.2010 Abu Dhabi, Abu Dhabi, Sebastian Vettel (GER), Red Bull Racing - Formula 1 World Championship, Rd 19, Abu Dhabi Grand Prix, Sunday Podium - www.xpb.cc, EMail: info@xpb.cc - copy of publication required for printed pictures. Every used picture is fee-liable. © Copyright: Charniaux / xpb.cc
14.11.2010 Abu Dhabi, Abu Dhabi,
Sebastian Vettel’in 2010 Abu Dhabi zaferiyle gelen şampiyonluk sonrası podyum seromonisinde gözyaşlarına hakim olamayışı

Sebastian Vettel, 2010 Abu Dhabi GP’sine gelindiğinde sürücüler klasmanı şampiyonluğu ihtimali en zayıf olan sürücüydü. Takım arkadaşı Mark Webber ve Fernando Alonso liderliğinde gidilen son yarışta, bu genç Alman, şampiyona liderinin 15 puan gerisinde 3. sırada bulunuyordu.

Ancak yarış sonunda işler tam tersine dönüyor ve Vettel şampiyonluğa ulaşmayı başarıyordu. Sırasıyla Webber ve Alonso uyguladıkları yanlış pit stratejileri sonucunda yarış boyunca Renault sürücüsü Vitaly Petrov’un arka kanadını seyretmek zorunda kalıyorlardı. Bu iki pilot damalı bayrağı 7. ve 8. olarak geçerken, Vettel ise bu kargaşadan tamamen uzakta pole pozisyonundan başladığı yarışı baştan sona lider götürerek zafere ulaşıyor ve arka arkaya kazanacağı 4 şampiyonluğun ilkini kazanmış oluyordu. Vettel, günümüzde de elinde bulundurduğu “Tarihin En Genç Dünya Şampiyonu” unvanını getiren bu şampiyonluğu, telsiz konuşmasından ağlayarak kutluyordu.

7-Nordschleife Kazası

Yapısı ve uzunluğu yüzünden dünya üzerindeki en tehlikeli pist olduğu düşünülen “Yeşil Cehennem” lakaplı Nordschleife’ta düzenlenen 1976 Almanya GP’si, şampiyonanın zirvesine taht kurmuş olan Niki Lauda’nın ölümcül kazasıyla oldukça olaylı bir yarışa sahne oluyordu. Yarışın ortasında pist dışına çıkıp büyük bir kazaya karışan Avusturyalı sürücü, pistin ortasında alevler içinde kalıyordu. Diğer sürücüler tarafından aracından çıkarılan Niki Lauda, ciddi miktarda zehirli duman soluyor ve şiddetli yanıklara maruz kalıyordu. Avusturya’lı, Alman Hastanesinde hayat mücadelesine devam ederken, bütün meslektaşları bir araya gelerek onun için acil şifa dileklerinde bulundular. Niki Lauda, geçirdiği başarılı ameliyat sonrası hayatta kalmayı başarıyordu; ancak bu kaza ona ömür boyu yüzünde taşıyacağı yanık izlerini hediye ediyor ve sezon sonunda şampiyonluğu ezeli rakibi James Hunt’a kaptırmasına neden oluyordu.

6-Rubens Barrichello’nun İlk Yarış Zaferi

Barrichello’nun ilk yarış galibiyeti Ferrari’ye katıldığı ilk sezon olan 2000 Almanya GP’sinde, yarış içerisinde ilham verici bir yükseliş gerçekleştirmesi sonrasında geldi. Yarışa oldukça geriden – 18. Sıra – başlayan Brezilya’lının Hockenheimring’te uyguladığı agresif 2 pit stratejisinin, üst sıralara yükselmesindeki payı yadsınamaz.
Barrichello pite girdiğinde, seyircilerden biri pisti işgal ediyor ve beraberinde giren güvenlik aracıyla beraber Brezilya’lı pozisyon kaybetmeden piste geri dönüyordu. Yarışın sonunda yıpranmış lastiklerle mücadele etmek zorunda kalsa da, Barrichello heyecan verici bir şekilde ilk yarış galibiyetini elde ediyordu. Bu yarış zaferi aynı zamanda 1993 yılından sonra ilk defa bir podyum seromonisinde Brezilya milli marşının çalınması anlamına da geliyordu.

5-Schumacher’in Duygularına Engel Olamaması

F1’de en alışılmadık anlardan biri de Schumacher’in kazandığı ve Ayrton Sennayla galibiyet sayılarını eşitlediği yarış olan 2000 Monza GP’sinden sonra meydana geldi. Yarış sonrası gerçekleşen basın toplantısında Schumacher, muhabirlerin kendisine Senna’nın 41 yarış zaferi rekorunu yakalamanın ne anlam ifade ettiğini sorması üzerine sadece boynunu eğip ve gözyaşlarına boğularak cevap verebildi. Onu teselli edenler ise en büyük rakibi Hakkinen ve kardeşi Ralf oluyordu. O ana kadar Schumacher’in bu bu duygu yüklü tarafına şahit olmayan TV karşısındaki herkes büyük şaşkınlık içerisinde basın toplantısını izliyordu.

4-Schumacher’in Ferrari’ye Vedası

image1.img.640.medium

Schumacher, 2006 İtalya GP’sini kazandıktan sonra düzenlenen basın toplantısında, sezon sonunda 11 sezon yarıştığı ve arka arkaya 5 şampiyonluk kazandığı İtalyan ekipten(Ferrari) ve spordan ayrılacağını açıkladığında başta tifosi olmak üzere tüm f1 camiası duygusal dakikalar yaşıyordu. Brezilyadaki sezon finali öncesi futbol efsanesi Pele, hayatını F1’e adamış bu adamın başarılarına ithafen ona bir kupa takdim ediyordu.

Yarışa 10. sıradan başlayan Schumacher, yarışa pek de iyi başlayamıyor ve Fisichella ile giriştiği mücadele sonucunda, lastiğini patlarak takım arkadaşı ve yarışın lideri olan Felipe Massa’nın 70 saniye gerisinde 19. sıraya geriliyordu. Ancak kariyeri boyunca mücadeleyi hiçbir zaman bırakmayan Schumacher, büyük bir maceraya çıktığı yarışın sonunda 4. sırayı kazanıyor ve 2010 yılında Mercedesle tekrar geri döneceği gride duygusal bir şekilde veda ediyordu. Onun Brezilya GP’sinde göstermiş olduğu bu performans, gazeteler tarafından “kahramanca”, “nefes kesen sürücü”, “kariyerini özetleyen bir veda” başlıklarıyla manşetlere taşınıyordu. Kazandığı 7 şampiyonlukla F1 tarihinin en başarılı pilotu olan Schumi, 2013 yılının sonlarında geçirdiği kaza sonucunda hastaneye kaldırıldı ve günümüzde makinelere bağlı yaşamaya devam ediyor. Onun bu acı veren durumu, başta taraftarları olmak üzere F1 ve spor dünyasıyla ilgilenen herkesi üzmeye devam ediyor.

3-Massa’nın 39 Saniyelik Şampiyonluğu

AboutBrasil_Events-Grand_Prix_Brazil-Massa
Oldukça dokunaklı ve gözyaşlarıyla dolu bu anı hatırlamak zor olacaktır. 2008 sezonunun son yarışı olan Brezilya GP’sinde, Ferrari sürücüsü Felipe Massa’nın F1 Şampiyonu olabilmesi için yarışı kazanması ve Mclaren’li Hamilton’ın 6.’lık veya daha kötü bir sonuç alması gerekiyordu.

Massa pole pozisyonundan başlayıp dominant bir şekilde önde götürdüğü yarışta damalı bayrağı ilk gören isim olmayı başarırken, Hamilton büyük bir kargaşanın içinde ve Vettel’in arkasında 6. sırada bulunuyordu. Tutkulu Massa ve Scuderia çoktan şampiyonluk kutlamalarına başlamıştı bile. Ancak kader Ferrari pilotuna acımasız oyununu oynuyor ve Massa’nın kutlamaları kibrit ateşi gibi kısa sürede sönüyordu. Massa’nın çizgiyi geçmesinden 39,09 saniye sonra Hamilton, ıslak pistte kuru zemin lastikleriyle yarışan Timo Glock’u son virajda geçerek 5. sıraya yükseliyor ve şampiyonluğa ulaşıyordu. F1’de bundan dramatik ve çılgınca bir an olabilir mi ? 39 saniye içinde sevinç ve üzüntü yer değiştiriyor, kendi evinde şampiyonluk sevinciyle ağlayan Massa bir anda hüzün gözyaşlarına boğulurken; büyük bir ızdırap içinde geçen 40 saniyeden sonra McLaren kampı ve Hamilton ise büyük bir sevince boğuluyordu.

Pite dönüş turunda, duygu seline hakim olamayan Hamilton kalabalığı alkışlayıp, ellerini gökyüzüne kaldırarak tanrıya teşekkür ederken, Massa “En azından yarışı kazandım, bunu yapabildim” diyerek gözyaşlarına engel olamıyordu. Daha sonra Hamilton’ın şampiyonluğunu kutlayan ilk isimlerden biri olan Massa, nezaketiyle herkesin takdirini kazanmayı başarıyordu.

2-Jules Bianchi’in Duygusal Anma Töreni

Jules Bianchi, 2014 Japonya GP’sinde ciddi kafa yaralanmalarına sebep olan kazasından 9 ay sonra vefat etti. Gelecek vadeden genç pilot, hatırlanacağı üzere Suzuka pistinde ıslak şartlar altında pist dışına çıkarak Bobcatle çarpışmış ve geçirdiği aksonal(sinirsel) yaralanmalardan sonra acılı bir koma süreci geçirmişti. Marussia adına puan kazanan ve Ferrari Sürücü Akademisinin lider pilotu olan Bianchi, gelecekte Kimi Raikkonen’in yerine Ferrari’de yarışması beklenen büyük bir yetenekti. Bianchi, 1994 Mayıs’ında San Marino GP’sinde hayatını kaybeden Ayrton Senna’dan sonra bir yarış kazası sonrası hayatını kaybeden ilk F1 pilotu oluyordu. F1 takımları, 25 yaşında hayatını kaybeden bu yetenekli pilota duygusal bir anma töreni düzenlediler ve ona saygı göstergesi olarak araçlarında #JB17 etiketiyle yarıştılar. F1 pilotları ise Macaristan GP’si başlamadan 15 dakika önce asfaltın üzerine koydukları kasklarının etrafında kümelenerek Jules için saygı duruşunda bulundular. O gün Macaristan GP’si, sporun üzüntülü günlerinden birine ev sahipliği yapıyordu.

ck1qdrnwcaa9-fr.jpg-large-55b4cab058d7b

1-Senna’nın Ölümü

F1 tarihinin en üzücü anı, muhtemelen 3 kez dünya şampiyonu efsane pilot Ayrton Senna’nın talihsiz kazası sonrası ölümüydü. Senna, İtalya’da düzenlenen 1994 San Marino GP’sinin 7. turunda Tamburello virajı öncesinde aracıyla düzlükte normal bir şekilde seyrediyordu; ancak efsane pilot bir anda viraj çizgisini kaçırıyor ve yüksek süratte korumasız beton bariyerlere vuruyordu. Araç, sağ ön tekerleğin ve burun konisinin kopmasına neden olan yüzeysel bir açıyla duvara çarpıyor ve Senna’nın yarışı o anda son buluyordu. Kazadan birkaç dakika sonra aracından çıkarılan Senna için sadece yarışın değil başka şeylerin de sona erdiği anlaşılacaktı. Araçtan çıkarılırken hareketsiz olduğu gözlenen Senna’nın akşam saatlerinde öldüğü haberi başta taraftarları olmak üzere bütün F1 camiasını derin bir yasa boğdu.

Senna’nın ölümü üzerine, ülkesi Brezilya’da hükümet tarafından 3 gün milli yas ilan edildi. Gelmiş geçmiş en korkusuz ve muhtemelen en hızlı F1 pilotunun ölümü, Brezilya kadar yarış dünyası için de trajik bir kayıptı. Bu trajik kayıp, F1’in güvenlik önlemlerinin yeniden sorgulanmasına neden oldu ve pilotlar tarafından kurulan Grand Prix Sürücüler Birliği önderliğinde yeni güvenlik önlemleri uygulanarak spor çok daha güvenli hale getirildi.
Ayrton Senna's funeral in 1994 with pallbearers Alain Prost and Gerhard Berger

Kaynak: Essentially Sports

5 YORUMLAR

  1. Bugünler de Pascal Wehrlein’a duyduğum hayranlığı geçmişte Jules Bianchi’ye duyuyordum.Monaco’da gelen cezaya rağmen alınan puan duygulanmama sebep olmuştu.
    Keşke kaybetmeseydik Jules’i.Formula 1 için büyük kayıp gerçekten…

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz