Artık 2016’yı geride bıraktık ve 2017’de 2014’ten sonraki en büyük teknik düzenlemeler bizi bekliyor. Bu sefer ilginin merkezi gövde yapısı ve lastikler.

Daha geniş Pirelli lastikleri ve daha geniş ön ve arka kanatlarla birlikte downforce ve kavrama seviyelerinin ciddi oranda arttırılması ve araçların daha estetik görünmesi amaçlanıyor. Teknik düzenlemelerle yeni araçların 3-5 saniye arasında hızlanması bekleniyor. Peki bu sezon neler değişecek? Gelin bir göz atalım…

Araç Görünümü

F1’in kural koyucuları 2009’dan sonra ilk kez aerodinamik anlamda büyük bir değişikliğe gitme kararı verdi ve belki de tarihte ilk defa estetik kaygısı teknik düzenlemelerin temelini oluşturdu. 2017’de kullanılacak araçlar için “Strateji Grubu”na çalışmalarını sunan ilk ekip Red Bull oldu ve nihai çözüm olarak McLaren’in çalışmaları kabul edilerek bu sezonun araçları şekillendirilmiş oldu.

2017 araçlarının görüntüsünde göze çarpan ilk şey kanatların genişlikleri ve yapıları oldu. Ön kanat ve arka kanat genişledi. Bu genişlemenin dışında arka kanatlar milenyumun başındakine benzer bir şekilde daha alçak ve Amerikan Champ Car serisinden görmeye alışık olduğumuz bir şekilde geriye doğru yatık olacaklar.

Ferrari’nin 2017 Pirelli lastikleriyle çıktığı testlerde, 2015 aracını 2017 özelliklerine uyarlamasıyla, yeni araçların nasıl görüneceği hakkında birtakım fikre de sahip olduk. Tabi araçların kesin görünümlerine 27 Şubat’ta başlayacak sezon öncesi testlerinde erişebileceğiz.

Vettel Fiorano’da 2017 Pirelli Lastiklerini Test Etti.

Lastikler

2017 kurallarında gövde yapısıyla birlikte en büyük değişikliğin yapıldığı alan Pirelli lastikleri oldu. İtalyan üreticinin 2017’de üreteceği lastikler 2016 lastikleriyle kıyaslandığında %25 daha geniş olacaklar. Arka lastiklerin genişliği 325 mm’den 405 mm’ye çıkarken, ön lastikler de 245 mm’den 305 mm’ye genişledi. Bununla birlikte lastik jantları aynı(13 inç) kalmakla birlikte lastik çapları çok az olsa da arttı.

Gövde Yapısı

Ön Kanat

Giorgio Piola’a ait aşağıdaki çizimde görüldüğü üzere ön kanat genişliği 1650 mm’den 1800 mm’ye yükseltildi. Aynı zamanda aracın tam genişliğinin de 1800 mm’den 2000 mm’ye yükseltildiğini unutmayın.

2016 ve 2017 araçlarının ön kanat genişlik karşılaştırması, Giorgio Piola
Arka Kanat ve Arka Difüzör

Aşağıdaki çizimlerde görüldüğü üzere arka kanatların maksimum yüksekliği 950 mm’den 800 mm’ye düşürüldü. Aynı zamanda, difüzörün arka bölümde daha fazla yol tutuş sağlayabilmesi için yüksekliğinin 125 mm’den 175’e ve genişliğinin de 1000 mm’den 1050’ye yükseltildiğini belirtelim. Difüzör ayrıca daha uzun ve önümüzdeki sezon arka aks çizgisinin önüne kadar uzayacak.

2017 Arka Kanat ve Arka Difüzör İncelemesi(Arkadan), Giorgio Piola
2017 Arka Kanat ve Arka Difüzör(Yandan), Giorgio Piola
Sidepodlar

Aşağıdaki çizimden de görüleceği üzere araçların karoseri daha geniş olacak; maksimum genişlik 1400 mm’den 1600 mm’ye yükseltildi.

Ağırlık

Genişleyen lastikler ve yakıt deposunun 100 kg’dan 105 kg’a çıkartılmasıyla birlikte araçların toplam ağırlıkları 702 kg’dan 722 kg’a çıkartıldı.

Tüm Teknik Özellikler
2016 2017
Lastikler Ön 245 mm 305 mm
Arka 325 mm 405 mm
Süspansiyon Genişlik 1800 mm 2000 mm
Kollar +/- 5 derece profil açısı +/- 10 derece profil açısı
Ön Kanat Kanat 165 0mm genişlik 1800 mm genişlik, üstten bakıldığında kavisli görünüm
Uç plakalar Yasallığı belirleyen kurallar basitleştirildi
Arka Kanat Üst Kanat 750 mm genişlik, 950 mm yükseklik 950 mm genişlik, 800 mm yükseklik
Uç plakalar Dikdörtgen şekil Yandan bakıldığında kavisli görünüm
Zemin Temel zemin 1400 mm azami genişlik; 1300 mm asgari genişlik 1600 mm azami genişlik; 1400 mm asgari genişlik
Referans düzlemi Ön aksın 330 mm arkasından başlar Ön aksın 430 mm arkasında başlar
Sürtünme tabanı Tek parça Ağırlık tasarrufu için küçük parçalar halinde
Difüzör 125 mm yükseklik, 1000 mm genişlik, arka aks ile başlar 175 mm yükseklik, 1050 mm genişlik, arka aksın 175 mm önünde başlar
Gövde Genişlik 1400 mm azami genişlik 1600 mm maksimum genişlik
Yan bölmeler Kural yok Üstten bakıldığında kavisli görünüm
Ön yönlendiriciler Ön tekerlerin arkasında kısıtlanmış alan Kısıtlı alan azaltıldı ve daha büyük yönlendirici kullanılabilmesi sağlandı
Ağırlık 702 kg asgari ağırlık 722 kg asgari ağırlık

 

Güç Ünitesi

Pilotların bir yarış hafta sonunda daha fazla güç ünitesi depolamasını engellemek için kurallarda düzenleme yapıldı. Hatırlayacağınız üzere Lewis Hamilton, 2016 Belçika GP’sinde sezonun sonlarında daha fazla grid cezası almamak için yedek parça havuzunu genişletmiş ve 55 sıra grid cezası almıştı. Ancak, 2017’de bir yarış hafta sonunda sadece bir güç ünitesi değişikliğine izin verilecek.

Ayrıca motor masraflarının düşürülmesi, müşteri takımlarının garanti altına alınması ve motorlar arasındaki performans farkının azaltılması için bir dizi değişiklik daha tanıtıldı.

  • Güç ünitesi ücretleri müşteri takımları için 2016’ya oranla 1 milyon avro düşürülecek ve 2018’de bunu 3 milyon avroluk bir düşüş izleyecek.
  • Müşteri takımlarına güç ünitesi tedariğini sağlamak için, müşteri takımlarının motor arzı sorunuyla karşılaşmaları durumunda tedarik yükümlülüğünü içeren bir onay prosedüründe karar kılındı.
  • Önceki sezonlarda kullanılan jeton sistemi kaldırıldı ve yerine turbo basınç sistemi eklendi.
  • Ek olarak, 2017 ve 2018 için güç ünitesi parçalarının ağırlıkları, boyutları ve materyalleri üzerindeki kısıtlamar ve basınç sistemine ilişkin kısıtlamalar tanıtıldı.

Diğer Değişiklikler

Islak Zeminde Start

Son yıllarda ıslak zemin altındaki yarışların genellikle SC arkasında başladığını ve normal yarış startının ortadan kalktığını görmekteyiz. Ancak bu sezon getirilen yeni kuralla birlikte ıslak zeminde yarış tekrar SC arkasında başlayacak, fakat SC pistten çıktıktan sonra araçlar sıralama turu pozisyonlarına göre gridde dizilecekler ve böylece start heyecanını tekrar görebileceğiz.

Kask Tasarımları

Pilotlar tüm yarışlarda araç içerisinden kolayca tanınabilmek için yıl boyunca aynı kask tasarımını kullanmaya devam etmek zorundalar. Ancak pilotlar, kendi evlerindeki yarışlar gibi, seçtikleri bir yarışta özel bir kask tasarımıyla yarışabilecekler. Ayrıca pilotların sezon boyunca takım değiştirmeleri halinde kask tasarımlarını değiştirmelerine izin verilecek.

Değerlendirmeler

Araçlar Gerçekten Çok Hızlı Olacaklar mı?

FİA araçların doğal evrimiyle birlikte 5 saniyeye varan oranda daha hızlı olacağını belirtti. Ve F1’de araçların çok hızlı bir şekilde geliştirildiği bilinen bir gerçek. Ancak yeni kurallar her pistte beklenen etkiyi sağlayamayacak gibi görünüyor.

Yeni sezonda yapılacak değişikliklerin büyük bir bölümü aerodinami alanında yapıldı ve daha da geniş lastiklerin gelmesiyle birlikte sürtünme etkisi önceki yıllara oranla daha fazla olacak. Bu da Spa, Monza ve Kanada gibi düzlüklere sahip pistlerde kazanımın daha az olması anlamına geliyor.

Bununla birlikte Suzuka, Silverstone ve Barcelona gibi aerodinaminin önemli olduğu pislerde artacak viraj hızlarıyla birlikte tur zamanlarının ciddi miktarda düşmesini bekleyebiliriz. Araçların hızlanması Alonso başta olmak üzere birçok ismi memnun etmişe benziyor.

Geçişler Ne Durumda Olacak?

F1’de aerodinami ve geçişin birbirine ters orantılı olduğu su götürmez bir gerçek. Bu durum özellikle araçların oldukça fazla aerodinami üretmeye başladığı 2005-2007 yılları arasında ayyuka çıkmıştı. Bunun sonucunda strateji grubu, aerodinami etkisini azaltmak adına 2009 kurallarını yürürlüğe koydurtmuştu. Çünkü arkadaki araçlar, öndeki araçların arka bölümünde oluşan kirli hava yüzünden rakiplerini en fazla 1 saniye geriden takip edebiliyorlardı ve bir aracın pist üstünde geçiş yapabilmesi için önündeki araçtan en az 1.5 saniye daha hızlı olması gerektiği hesaplanmıştı.

Bu seneki kurallara baktığımızdaysa özellikle difüzörün genişletildiği ve hacminin ciddi miktarda arttırıldığı görülmekte. Bu da beraberinde 2017 araçlarının 2016 araçlarına oranla arka tarafta çok daha kirli bir hava oluşturacakları anlamına geliyor. Ancak, 2011 yılından itibaren DRS adı verilen bir zımbırtı F1’e getirildi ve araçlar düzlüklerde nitro tuşuna basarak öndeki rakiplerinin yanlarından “Road Runner” gibi geçip gitmeyi başarıyorlar. Bunun için geçişlerin azalması veya artması konusunda kesin bir şey söyleyemiyoruz.

Williams’ın eski teknik şefi Pat Symonds bu konu hakkında,  “Daha fazla yere basmanın arkasında diğer araçları daha fazla etkileyeceği gerçeği de var.” demişti.

Hamilton da İngiliz mühendisle benzer görüşlerini sıralamıştı: “Bence daha fazla mekanik tutunmaya ve araçların arkasında daha az aero bozulmasına ihtiyacımız var ki yaklaşıp geçiş yapabilelim. Bize aero ile beş saniye kazandırmak hiçbir şeyi değiştirmez, sadece daha hızlı süreriz.”

Tabii bunun aksini düşünenler de yok değildi. McLaren’den Boullier, “Araçlar lastiklerden daha fazla yere basma üretecekler, bunun mekanik olarak olması geçiş sayılarını olumsuz etkilemeyecek. Ek olarak, ön kanadın etkisi azalacak, çünkü zemin ve difüzör daha fazla yere basma üretecek ve daha fazla geçişe imkan verecek.”

“Tüm bunlar aracın daha fazla geçiş manevrası yapabilmesine imkan tanıyacak, belki yüzde 5 artış olabilir. Şimdiki tüm geçiş manevraları DRS ve lastik kuralları ile oluyor.” demişti.

Motor Düzenlemeleri ve Sesler

2014’te girilen yeni turbo hibrit çağıyla beraber en çok şikayet edilen şeylerden biri de turbo motorların sesleri olmuştu. Bernie Ecclestone da bu konudan sıkça şikayet etmiş ve araçların seslerini yükseltmek için beygir güçlerinin arttırılması ve yapay ses arttırma çözümlerine gitme kararları tartışılmıştı. Ancak şimdilik yapay ses jeneratörü kullanılmayacak ve turbo motorların yapısı yüzünden atmosferik motorlar gibi ses çıkarması pek mümkün değil.

Yukarıda getirilen yeni güç ünitesi kurallarıyla müşteri takımlarının elinin biraz daha güçleneceğini söylemek mümkün. Özellikle maliyetlerin düşürülmesi müşterileri biraz olsun rahatlatacak. Öte yandan bir takımın motor bulamaması durumunda en az sayıda takıma motor tedarik eden üretici sorun yaşayan takımlara motor tedarik edecek. Yani, bu kural 2015’in sonunda Red Bull gibi sorun yaşayan müşterilere Honda tarafından motor sağlanacak olması anlamına geliyor.

Peki ya Sürücüler?

Bugüne kadar düzenlemelerin genellikle araç hızları ve takımlara etkisi üzerinde konuşuldu. Fakat unutulan bir diğer faktörse bu kuralların sürücülere etkisi olacak gibi görünüyor.

Eski F1 pilotu Anthony Davidson daha önce konuyla ilgili açıklamalarda bulunmuştu.

“Önümüzdeki yıl araçlar tamamen farklı olacak. Büyük Formula 3 araçları gibi olacaklarını söyleyebiliriz. Bence sürücülerin performanslarında bir çalkalanma olacak ve işler bazıları için tersine dönecek. Araçları sürmek o kadar farklı olacak ki, sürücülerden farklı yetenekler talep edecek.”

“Sergio Perez’i ele alalım, o lastiklere iyi davranmasıyla ünlü, uzun sürüşlerde lastikleri canlı tutabiliyor. Bu yeteneği 2017’de kaybolabilir, artık tüm yarış boyunca lastiklerinize yüklenebileceksiniz, lastik aşınması ve kayma yaşamayacaksınız. Araçlar tutunmadan ziyade güce bağımlı olacaklar. Bu farklılık işleri değiştirecektir.”

“Sebastian Vettel’in 2011’deki sürüşünü gördünüz, virajın apeksine girmeden bile tam gaz gidebiliyordu. Artık daha geniş lastikler olacak ve çok daha fazla tutunma getirecek. Onun gibi bir sürücü şu an yapabildiğinden daha fazla zaman bulabilir.”

Bunların minvalinde, önümüzdeki sezon Sebastian Vettel gibi aracının arkasının iyi olmasından hoşnut olacak pilotların birtakım avantajlar kazanacağını düşünebiliriz. Alman pilot bu sayede gaz pedalına daha fazla yüklenip viraj çıkışına daha fazla hız taşıyarak bir avantaj kazanabilir. Bunun tam aksi bir durumda Lewis Hamilton için söz konusu olabilir. Zira 3 kez dünya şampiyonu pilotun, onboard görüntüler dikkatle incelendiğinde gridde gaz pedalına en fazla yüklenen pilot olduğunu görebilirsiniz. Ve Hamilton bunu daha düşük downforce seviyelerinde de kullanarak rakiplerine karşı avantaj kazanabiliyordu. Ancak önümüzdeki sezon bu konuda sıkıntı yaşayan pilotlar, aracın arka bölümündeki yol tutuş seviyesinin artışıyla beraber İngiliz pilotla aradaki farkı kapatabilirler.

SONUÇ

Sonuç olarak 2009’dan sonraki en büyük kural değişikliklerinin yaşanacağı 2017’de bizi bekleyenleri elimizden geldiğince toparlamaya çalıştık. Oldukça karışık bir sezon olacağı ve hiç kimsenin yerinin kesin olmadığı aşikar. İlk birkaç yarışta oldukça farklı yarışlar seyredebilir ve kuralları daha iyi yorumlayıp Mercedes’in hegomonyasını kıran ekipler görebiliriz. Kazanan her kim olursa olsun güzel bir sezon olmasını diliyoruz.

2 YORUMLAR

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz