2016 İtalya GP’si, Mercedesin dominantlığı kadar uzun süredir gridde yer alan iki pilotun emeklilik kararını açıklamasıyla da gündemi oldukça meşgul eden bir hafta sonuna ev sahipliği yaptı. Biri 15 diğeri ise 17 sezon gridde bulunan iki pilot; Felipe Massa ve Jenson Button…

İlk olarak Felipe Massa, Perşembe günü 15 yıllık F1 kariyerini noktalayacağını açıkladı. Felipe Massa’nın gideceği haberine kendi alıştırmaya çalışan F1 fanları Cumartesi günü bir anda Jenson Button’dan gelen haberle bir kez daha şoka uğradı. Çünkü İngiliz pilot, 17 yıldır yarıştığı gride sezon sonunda veda edeceğini açıklıyordu.

F1’le milenyumun başlarında tanışan benim için spora veda eden pilotların listesi gittikçe kabarık hale gelmeye başladı ve bu durum tamamen yaprak dökümü haline geldi. İlk kez 11 yaşında izlediğim bir yarışta kırmızılar içinde gördüğüm Michael Schumacher adında bir Alman, bu spora tutkuyla bağlanmama sebep oldu. Schumacher’le başlayan bu tutku, sporu bugüne kadar izlememi sağladı. Küçük bir çocuğun gözünden spor, yetişkin bir bireyle oldukça büyük farklılıklar taşıyor. Saatte ortalama 200 kilometrenin üzerinde hız yapan bu canavarları kullanan pilotlar, küçük bir çocuğun gözünde tamamen birer fenomen olmayı başarıyorlar. İnsan büyüyünce ve olayları idrak etmeye başlayınca, onlarında birer insan olduğunu ve inişleri çıkışları olduğunu farkediyoruz ve yaşlanacaklarını ve enerjilerinin tükenebileceğini… Ve en sonunda spordan ayrılmak zorunda kalacaklarını… İşte F1’inde kötü tarafı bu; acımasız oluşu ve birçok pilotu son sözünü söyleyemeden tarih sahnesinden silmesi.

14232610_921162271322831_8274379052625007364_n

2005 sezonun son yarışından hemen önce çekilen bu kareye baktığınızda yalnızca 19 pilot görmüyorsunuz, burda bir mazinin yattığını anlayabilirsiniz. Fotoğraf çekiminde olmayan Ralf Schumacher’i de hesaba kattığımızda en az 1 yarış galibiyeti bulunan 11 pilotun gride veda ettiğini ve bu karede yer alan pilotlardan yalnızca Kimi Raikkonen ve Fernando Alonso’nun, 2017 sezonundan itibaren yarışacaklarını biliyoruz. Belki bu iki pilotun da kariyerlerinin son virajı 2017 yılı olacak. Böylece bu kare de pilotların evlerine asacakları bir duvar kağıdı haline gelecek.

Kabul etmek gerekiyor zamanın geçtiğini ve yenilmez sandığımız pilotların bir gün yolun sonuna geleceklerini. Daha dün gibi çaylak sezonunu hatırladığımız Nico Rosberg, Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel bile artık 30’lu yaşlarında olan birer veteran haline geldiler. Neyse ki bir paradigmanın bitişi başka bir paradigmanın ortaya çıkışıyla gerçekleşiyor. Spor kendine yeni fenomlar oluşturmaya ve o fenomlarla yeni hikayeler izlememize olanak veriyor.

Bu yazı dizisinde 2000’li yılların başında yarışan ve spora veda eden pilotların kariyerlerini sizler için özetlemeye çalışacağız. Aslında her bir pilot ayrı bir yazıyı hakediyor ancak gridin değişimine göz atmak için bu derlemenin daha yerinde olacağına inanıyoruz. Keyifli okumalar…

Juan Pablo Montoya – 2006 ABD GP

1998 Formula 3000 ve 1999 Champ Car şampiyonu olan Juan Pablo Montoya, 2000 yılında motorsporlarının 3 prestijli yarışından biri olan Indy 500’ü kazanır. Bu başarısı kendisine F1’in kapılarını açar ve bu ateşli Kolombiya’lı 2001 Avustralya GP’sinde Williams’la ilk F1 yarışına çıkmaya hak kazanır. İlk yarış galibiyetini aynı yıl İtalya GP’sinde elde eden Montoya, ilk sezonunda çıktığı 17 yarışta 3 pole pozisyonu 1 yarış galibiyeti ve topladığı 31 puanla şampiyonayı 6. sırada noktalamayı başarır. Şampiyonluğa en çok yaklaştığı 2003 yılında, aracının yetersiz olmasına rağmen istikrarıyla şampiyonluk mücadelesinin içinde kalan ve son yarışlara kadar umudunu korumayı başaran Kolombiyalı, sezonu 82 puanla 3. sırada tamamlarken, şampiyon olmak için 2004 yılının sonunda bir başka İngiliz takım McLaren’a geçiş yapar.

Montoya Schumi
Variante della Roggia Monza, 2003

Gününde olduğunda efsane pilot Schumacher’i pist üstünde geçebilen nadir pilotlardan biri olan Montoya, McLaren birlikteliğinde tenis maçında geçirdiği sakatlık ve 2006 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen İndianapolis yarışında takım arkadaşı Kimi Raikkonen’le temas ettikten sonra bir daha geri dönmemek üzere F1’e veda edip, kurtuluşu Amerika’ya geri dönmekte bulur. Biz onu 2004 Belçika GP’sinde Schumacher’e Bus Stop’da yaptığı geçiş manevrası, 2005 Britanya GP’sindeki çılgın startı ve 2004 San Marino GP’si sonrası basın toplantısında Schumi’ye verdiği tarihi ayarla hatırlamaya devam edeceğiz.

Yarış Pole En Hızlı Tur Podyum Yarış Galibiyeti Toplam Puan
Juan Pablo Montoya 95 13 12  30 7 307

 

Jacques Villeneuve – 2006 ALMANYA GP

Kanada’lı yarış efsanesi Gilles Villeneuve’ün oğlu olan Jacques, 1995 yılında İndy 500 yarışını kazanır ve Champ Car şampiyonu olur. Zaten babasının ününe sahip olan Jacques bu başarılarının da etkisiyle, 1996 yılında F1’de yarışmak için Williams’la anlaşır. Jacques ilk yarışı olan 1996 Avustralya GP’sinde, pole pozisyonunu elde eder ve yarışta en hızlı tur zamanına imza atarak, ilk yarışında podyuma çıkma başarısı gösteren ilk çaylak pilot olur. Kariyerine mükemmel bir başlangıç yapan Villeneuve, sezonu 3 pole pozisyonu 4 yarış zaferi ve 78 şampiyona puanıyla takım arkadaşı Damon Hill’in arkasında 2. sırada noktalamayı başarır. Bir sonraki sezon Damon Hill’in takımdan ayrılışıyla lider pilot haline gelen Kanada’lı, 10 pole pozisyonu 7 yarış galibiyeti elde ettiği 1997 sezonunu, -son yarışta Schumacher’le bir kazaya karışsa da- topladığı 81 puanla şampiyon tamamlamayı başarır.

Jacques Villeneuve San Marino, 1997
Jacques Villeneuve San Marino, 1997

Kariyerine oldukça iyi bir şekilde başlayan ve 2. sezonunda şampiyon olan Jacques Villeneuve için işler, şampiyon olduktan sonra hiç de istediği gibi gitmez ve şampiyon olduğu 1997 yılından sonra yarış kazanamadan F1 kariyerini noktalamak zorunda kalır. Kanada’lı pilot 1998 sezonunda Williams’da rekabetten uzak bir araca sahip olunca sezonu sadece 21 puan toplayarak 5. sırada noktalar. 1999 sezonu için BAR’la anlaşan Jacques, felaket bir sonuca imza atar ve sezonu puan alamadan tamamlar. Arka arkaya 5 sezon yarıştığı BAR Honda’yla kayda değer bir başarı elde edemeyen şampiyon pilot, 2004 yılı için kendine koltuk bulamayacak hale gelir ve sezon bitmeden Renault’dan kovulan Jarno Trulli yerine son 3 yarışa katılır. 2005 yılında Sauber’e katılan Villeneuve, topladığı 9 puan sonucunda sezonu 14. sırada tamamlar ve takım arkadaşı Massa’ya mağlup olur. 2006 yılında BMW-Sauber ile yarışan Jacques, takım arkadaşı Nick Heidfeld’e açık şekilde mağlup olması sonucu takımdan gönderilir ve bir peri masalı gibi başlayan kariyeri kül kedisi gibi sonlanır.

Yarış Pole En Hızlı Tur Podyum Yarış Galibiyeti Toplam Puan
Jacques Villeneuve 165 13 9  23 11 235

 

Ralf Schumacher – 2007 Brezilya GP

Ralf_Schumacher_Indianapolis_2003
Ralf Schumacher İndianapolis, 2003

F1 pilotu olmanın Schumacher ailesinin genlerinde olan bir özellik olduğunu kanıtlayan iki pilottan biri olan Ralf, abisi Michael’in aksine kariyerini şampiyon olamadan noktalamak zorunda kaldı. F1 kariyerine 1998 yılında Jordan ile başlayan Ralf Schumacher, sezonu topladığı 14 puanla 10. sırada noktaladı. Bir yıl sonra aralıksız 6 sezon yarışacağı Williams’a geçen Ralf, F1’deki en iyi sonuçlarını İngiliz takımda yarışırken elde etti. 2001 ve 2002 sezonlarında şampiyonayı 4. olarak tamamlayan Alman pilot, başarısız geçen 2004’ün ardından Toyota ile anlaştı ve 2007 yılına kadar Japon takımın başarısı için ter döktü. Ancak 2007 yılında elde ettiği 5 puan ve silik geçen sezon onun yolun sonuna geldiğini işaret ediyordu. Alman pilot, 2007 Brezilya GP’sinden sonra sporu geri dönmemek üzere bıraktı ve DTM’e geçti.

Yarış Pole En Hızlı Tur Podyum Yarış Galibiyeti Toplam Puan
Ralf Schumacher 182 6 8  27 6 329

 

David Coulthard – 2008 Brezilya GP

15 sezon 247 start ve hiç kazanılamayan dünya şampiyonluğu… İstediğini elde edemeden F1’e veda eden bir diğer pilot da İskoç David Coulthard. Ayrton Senna’nın İmola’da geçirdiği ölümcül kaza sonrası F1 sahnesine adım atan genç İskoç, ilk sezonunda çıktığı 8 yarışta 1 podyum ve 14 puan toplayarak 1995 sezonu için tam zamanlı yarış koltuğunu elde etmeyi başardı. Williams’la yarıştığı son sezon olan 1995’de, 5 pole pozisyonu, 1 yarış galibiyeti, 2 en hızlı tur ve 8 podyum elde ederek şampiyonayı 49 puanla 3. noktalayan David Coulthard, şampiyon olmak için rotasını bir diğer İngiliz takım McLaren-Mercedes’e çevirdi.

david_coulthard__monaco_1999__by_f1_history-d6hipb9
David Coulthard Loews Monte Carlo, 1999

9 sezon boyunca McLaren-Mercedes’te yarışan ve genellikle takım arkadaşlarının şampiyonluk mücadelelerini geriden takip eden David Coulthard’ın en iyi sonucu 2001 yılında geldi. 65 puan toplayarak sezonu 2. tamamlayan David Coulthard, 2004 yılı sonunda McLaren’den ayrılma kararı aldı. Kariyerinin son yıllarını Red Bull’da sessiz bir şekilde geçiren İskoç pilot, 2008 sezonunun son yarışı Brezilya GP’siyle F1’e veda etti.

Yarış Pole En Hızlı Tur Podyum Yarış Galibiyeti Toplam Puan
David Coulthard 247 12 18  62 13 535

 

Giancarlo Fisichella – 2009 Abu Dhabi GP

Kimi Raikkonen Brezilya GP Zafer Kupasını Fisichella'ya takdim ediyor San Marino, 2003
Kimi Raikkonen Brezilya GP Zafer Kupasını Fisichella’ya takdim ediyor San Marino, 2003

F1’deki başarılı nadir İtalyan pilotlardan biri olan Fisichella, 1998 yılında Jordan ile F1 kariyerine başlangıç yaptı. İlk sezonunda 2 kez podyuma çıkan ve 20 puan toplamayı başaran Fisichella aynı zamanda takım arkadaşı Ralf Schumacher’i de mağlup etmeyi başardı. Kariyerinin ilk yıllarını gridin orta sıradaki takımlarında geçiren Fisichella, ilk yarış galibiyetini çılgın bir yarış sonrasında 2003 Brezilya GP’sinde elde ederken, İtalyan pilotun yüzüne talih 2005 yılında güldü. Jarno Trulli’den boşalan Renault koltuğuna oturan Fisichella, Avustralya GP’sini kazanarak Fransız takımla harika bir başlangıç yaptı. Ancak karşısında oldukça hızlı bir rakip bulan Fisichella, Alonso’nun hızına ayak uyduramadı ve İspanyol pilotun şampiyonluklarını izlemek zorunda kaldı. 2008 yılında Force İndia’ya geçen Fisichella, 2009 Belçika GP’sinde unutulmaz bir pole pozisyonu elde etti ve bu başarısı sonucunda her İtalya’nın yarışmak isteyeceği Scuderia Ferrari’ye geçti. Kariyerini ömrü boyunca hayal ettiği Ferrari koltuğunda yarışarak noktalayan Giancarlo Fisichella, 2009 Abu Dhabi GP’siyle gride veda etti.

Yarış Pole En Hızlı Tur Podyum Yarış Galibiyeti Toplam Puan
Giancarlo Fisichella 231 4 2  19 3 275

 

Nick Heidfeld – 2011 Macaristan GP

Oldukça hızlı olmasına rağmen şansın bir türlü  yüzüne gülmediği pilotlardan biri olan Nick Heidfeld, yarıştığı takım arkadaşlarını genelde mağlup etmesine rağmen her zaman gözden çıkarılan ilk pilot kendisi oldu ve şampiyon olamadan ve yarış zaferi kazanamadan F1’e veda etmek zorunda kaldı. 2000 yılında Prost’la başladığı F1 kariyerinde en parlak günlerini BMW ile geçiren Nick Heidfeld, Kubica ile yarıştığı 3 sezonda Polonya’lı pilottan daha çok puan toplamasına karşın yarış galibiyeti kazanamayınca 2009 sonunda kendine koltuk bulamadı ve Mercedes’in test pilotu olarak yarıştı. Kubica’nın 2011 sezonu öncesi el bileğini kırması sonucu Lotus’la yarışmaya başlayan Nick, şansız geçen kariyerini de şansız bir şekilde sonlandırdı. 2011 Macaristan GP’sinde motor patlatarak yarışa veda eden Nick Heidfeld, F1’e kötü bir şekilde elveda demek zorunda kaldı.

Nick Heidfeld BMW-Williams FW27 Kanada GP, 2005
Nick Heidfeld BMW-Williams FW27 Kanada GP, 2005
Yarış Pole En Hızlı Tur Podyum Yarış Galibiyeti Toplam Puan
Nick Heidfeld 185 1 2  13 0 259

 

Yazı Serisinin ilk bölümünü bu şekilde noktalamış olduk, geri kalan 6 pilotun kariyerlerinin özetini okumak için;

F1: Yaprak Dökümü – 2

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz