Brezilya’da Sonuçlanan 6 Şampiyonluk Mücadelesi

0

Hafta sonu düzenlenecek Brezilya GP’si şampiyonluk mücadelesinin sonucunu belirleyebilir. Kariyerinde ilk defa şampiyon olma ihtimali olan Rosberg’in, kaderi kendi ellerinde. Alman pilot yarışı kazanırsa Hamilton’ın yarışı nerede bitireceğiyle ilgilenmeden şampiyonluk tacını elde edecek. Bu yazıda sizlere daha önce Interlagos’da sonuçlanan 6 şampiyonluk mücadelesini sunacağız.

2005 – 17. YARIŞ(17/19)
YARIŞTAN ÖNCE- 1. Alonso, 111 puan; 2. Raikkonen, 86 puan
YARIŞTAN SONRA- 1. Alonso, 117 puan; 2. Raikkonen, 94 puan

alonso

5 yıllık Ferrari egemenliği sonrası, Renault pilotu Fernando Alonso 2005 sezonunda ilk 4 yarışın 3’ünü kazanarak erkenden liderliği ele geçirmiş ve şampiyonluk yolunda önemli bir adım atmıştı. McLaren, MP4-20’nin müthiş hızıyla mücadeleye ortak olsa da dayanıklılık sorunları İngiliz takımın performansına zarar veriyordu. Şampiyonluk için direnen Kimi Raikkonen, Belçika GP’sini kazanmış ve 6. zaferini elde ederek Fernando Alonso ile yarış galibiyeti sayılarını eşitlemeyi başarmıştı. Ancak iki pilotun galibiyet sayıları eşit olmasına rağmen daha istikrarlı bir görüntü çizen şampiyona lideri Alonso, Interlagos’a 25 puan gibi hatırı sayılır bir farkla gelmeyi başarmıştı. Şampiyon olma umutları zayıf olan Raikkonen’in şansı, Fernando Alonso’nun pole pozisyonunu alması ve kendisinin 5. sırayı elde etmesi ile tamamen ortadan kalkıyordu. Pazar günü büyük bir mücadele sergileyen Finli damalı bayrağı takım arkadaşının ardında 2. sırada geçti. Ancak Alonso’nun da durmaya hiç niyeti yoktu. Yarışı 3. sırada tamamlayan Alonso, böylece en genç dünya şampiyonu oluyordu.

2006 – 18. YARIŞ (18/18)
YARIŞTAN ÖNCE- 1. Alonso, 126 puan; 2. Schumacher, 116 puan
YARIŞTAN SONRA- 1. Alonso, 134 puan; 2. Schumacher, 121 puan

1478264294762

Bir kez daha Fernando Alonso’nun kazandığı bir şampiyonluk hikayesi ile karşınızdayız. Ancak bu sefer İspanyol pilot ve Renault’nun çok daha güçlü rakipleri vardı; Schumacher ve Ferrari. Sezon ortasında kütle amortisör sisteminin yasaklanması tartışmaları, Schumacher’in emekliliğini açıklayışı, Fernando Alonso’nun McLaren’e geçiş kararı, İtalya GP’sinde Alonso’nun grid cezası alması şampiyonanın gittikçe kızışmasını sağladı. Fernando, sezonun büyük bölümünde hakim olan taraftı. Ancak bitime 2 yarış kala Schumacher, şampiyona liderliğini zorla Alonso’nun ellerinden almayı başardı ve geri sayıma hem psikolojik anlamda hem de momentum anlamında önde girmeyi başardı.

Çin GP’sinde 7 kez dünya şampiyonu pilotun şampiyona liderliğini ele geçirmesi üzerine sinirlerine hakim olamayan Alonso, basın önünde takımı sert bir şekilde eleştirdi ve “Takımın simülasyon sisteminin PS’dan farksız olduğunu” belirtti. Japonya GP’sinde oyun tamamen Ferrari ve Schumacher’in istediği şekilde devam etti. Schumacher son pitler öncesi rahat bir şekilde lider durumdaydı ve Alonso ile puan farkını açma yolunda uygun adım ilerliyordu. Ama o da nesi? Dayanıklılığı ile yedi düvele nam salmış Ferrari motoru Degner’de dumanlar saçarak Schumacher’i yolda bıraktı. Ferrari’de soğuk duş etkisi yaratan bu mekanik sorun, haftalardır kabuslarla mücade etmek zorunda kalan Alonso’yu temiz bir yarış galibiyetine taşıdı ve İspanyol’un son yarışa büyük bir avantajla gitmesini sağladı.

Final mi? Schumacher için talihsizliklerle dolu bir yarışa sahne oldu. Alman pilot ilk olarak, sıralama turlarının son bölümünde aracında meydana gelen sorundan dolayı tur zamanı elde edemedi ve yarışa 10. sıradan başladı. Ancak Schumacher’in başına gelenler bununla da sınırlı değildi. Yarışa agresif başlayan Schumi lastik patlattı ve gridin son sırasına geriledi. Adına yakışır bir şekilde mücadele etmeye devam eden Schumacher, yarışı 4. bitirerek gride veda ederken, Renault’sunu rayda giden bir tren misali kullandığı yarışta 2. olan Alonso şampiyonluğunu ilan etti. Böylelikle bir devir kapanıyordu; 1995 sezonunda en genç çifte dünya şampiyonu ünvanını eline geçiren Schumacher, hem gride hem de ünvanına veda ediyordu.

2007 – 17 Yarış(17/17)
YARIŞTAN ÖNCE- 1. Hamilton, 107 puan; 2. Alonso, 103 puan; 3. Raikkonen, 100 puan
YARIŞTAN SONRA- 1. Raikkonen, 110 puan; 2. Hamilton, 109 puan; 3. Alonso, 109 puan

1478273855124

2007 F1’de bir devrin kapandığı ve yeni bir dönemin başladığı sezon oldu. 7 kez dünya şampiyonu Michael Schumacher 2006’nın ardından emeklilik kararı aldı ve ondan boşalan koltuğa McLaren’de uzun yıllar şampiyonluk arayan Kimi Raikkonen oturdu. McLaren ise sezona çifte dünya şampiyonu Fernando Alonso ve genç yetenek Lewis Hamilton ile başlama kararı aldı. Tek lastik tedarikçisi kuralının getirildiği 2007 sezonunda McLaren ve Ferrari deyim yerindeyse gridi sildi süpürdü. 17 yarışın 17’sini de kazanmayı başaran bu iki ekibin sürücüleri dışında sadece 3 isim podyuma çıkma başarısı gösterebildiler.

Sezona hızlı bir başlangıç yapan Ferrari ve Kimi Raikkonen, Melbourne’de baskın bir zafer elde ettikten sonra McLaren tarafından Ferrari aracının tabanının esnediği gerekçesiyle yapılan itirazı FİA kabul etti ve Malezya’dan itibaren McLaren ile Ferrari arasındaki performans farkı ortadan kalktı. Tabi nasıl olup da bu yasal olmayan durumu sadece McLaren’in farkettiğini herkes sezonun ortasında anlayacaktı. Evet casusluk skandalları tam da sezonun ortasında ortaya çıktı ve McLaren çalışanı Mike Coughlan ile Ferrari çalışanı Nigel Stepney arasında 780 sayfalık Ferrari verilerinin paylaşıldığı haberi sezonu gölgelemeye yetti. Casusluk skandalı sonrası suçlu bulunan McLaren şampiyonadan ihraç edildi ve Ferrari Belçika GP’sinde markalar klasmanı şampiyonluğunu ilan etti.

Sürücüler klasmanı içinse aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. McLaren’in çaylak pilotu Hamilton, kelimenin tam anlamıyla sezona damgasını vurmayı başardı. Sondan 3. yarış olan Japonya GP’sini kazanan Hamilton bitime 2 yarış kala en yakın rakibi Fernando Alonso’ya 12 ve sezon sonunda ipi göğüsleyecek olan Kimi Raikkonen’e 17 puan fark atmayı başarmıştı. Ancak son 2 yarış hiç de Hamilton’ın istediği gibi sonuçlanmayacaktı.

Şampiyonluk için büyük avantaja sahip olan Hamilton, ilk olarak Çin GP’sinde lider gittiği sırada pit stopta lastik değiştirmeyerek büyük bir hataya imza attı ve aşınan lastiklerini değiştirmek için tekrar pite gelmek zorunda kaldı, kalamadı. Evet, Hamilton pite girmeyi başaramadı. Pit yolunun girişinde çakıl alana saplanıp kalan Hamilton yarış dışı kaldı ve şampiyonluk tacının kime gideceği son yarışta belli oldu. İki McLaren sürücüsü ve Kimi Raikkonen şampiyon olma ihtimali olan pilotlardı ve bu 1986 yılından sonra ilk defa 3 pilotun birden final yarışına şampiyonluk ihtimali ile gelmesi anlamını taşıyordu.

Brezilya GP’sine avantajlı başlayan taraf yine Hamilton oldu. Sıralama turlarında 2. sırayı elde eden Britanyalı rakiplerinin önünde yer almayı başardı. Ancak pazar günü işler hiç de Hamilton’ın istediği gibi gitmedi. İlk olarak startta yavaş kalkan Hamilton 4. sıraya geriledi ve sonrasında 4. virajda takım arkadaşını geçmek isterken pist dışına çıkarak ilk turu 8. sırada tamamladı. Tabi bitmedi. 6. turda Heidfeld’i geçip 6. sıraya yükselen Hamilton bir anda vites kutusu sorunuyla karşı karşıya kaldı ve tekrar gerilemek zorunda kaldı. Bundan sonra arapsaçına dönen yarışta Hamilton’ın elde edebildiği maksimum sonuç 7.’lik oldu ve yarışı kazanan Kimi Raikkonen tıpkı 1986’da olduğu gibi en geriden gelip şampiyon olan pilot oldu. Hamilton, tarihin en genç dünya şampiyonu olma fırsatını 2008’e ertelerken, McLaren’de uzun dönem şampiyonluk peşinde koşan Raikkonen ise Ferrari’ye katıldığı ilk sezonda şampiyonluğu hasretine son verdi.

2008 – 18. Yarış(18/18)
YARIŞTAN ÖNCE- 1. Hamilton, 94 puan; 2. Massa, 87 puan
YARIŞTAN SONRA- 1. Hamilton, 98 puan; 2. Massa, 97 puan

1478273869629

2008 Brezilya yarışı, tarihin en heyecanlı yarışlarından biriydi. Sene boyunca talihsizliklerle boğuşmuştu iki pilot da: Massa ve Hamilton. Özellikle Massa’nın Singapur’daki dramatik anları şampiyonluk umutlarını baltalamıştı. Son yarışa gelinirken Massa’nın kazanması, Hamilton’ın altıncı olması Massa’yı şampiyon yapacaktı. Üstelik yarış Massa’nın evindeydi ve benzer bir durum önceki sene de yaşanmıştı? Neden olmasındı ki?

Yarışa Massa ilk sıradan başlarken Hamilton dördüncü sıradan başlıyordu. Startta bir anda yağmur bastırdı ve takımlar yarış başlamadan yağmur lastiklerine geçtiler. Böylece tüm lastik kuralları ve stratejiler alt üst oldu. Hava kurudukça pilotlar lastik değiştirdiler. Hamilton bu süreçten zararlı çıktı ve yedinci sıraya, şampiyonluğun gerisine düştü. Hamilton tam tırmanıyordu ki işler bir kez daha değişti, Brezilyalı bulutlar Massa’yı şampiyon görmek istiyordu. Yağmur bastırdı. Bazı pilotlar kuru zemin lastikleriyle pistte kaldı. Glock mesela. Favorilerse lastiklerini değiştirmeyi tercih ettiler. Pitten çıkmış Hamilton bir anda momentum kaybetti ve bir anda Kubica ve Vettel’e geçildi. Artık şampiyon olacak konumda değildi. Sonra Massa, yarışı kazandı. Artık şampiyondu. Ferrari garajında insanlar sevinçten birbirini dövüyordu adeta. Brezilyalı taraftarlar çılgına dönmüştü. Senna’nın tahtı dolmuştu.

Fakat yağmur Massa’nın şampiyon olduğu 39 saniye boyunca ağırlaşmış, durum kötüleşmişti. Artık Toyota pilotları pistte kuru hava lastikleriyle sürecek durumda değillerdi. Glock son turunda yavaş yavaş bitiş çizgisine gelmeye çalışıyordu. Ve Hamilton son yarışın son turunun son virajında Glock’u geçti. Böylece artık şampiyon olacak pozisyondaydı. Massa’nın 39 saniyelik şampiyonluğu bitmişti. Şimdi Ferrari garajında ve Sao Paolo tribünlerinde yağmur altında soğuk duş zamanıydı.

2009 – 16. Yarış(16/17)
YARIŞTAN ÖNCE- 1. Button, 85 puan; 2. Barrichello, 71 puan; 3. Vettel, 69 puan
YARIŞTAN SONRA- 1. Button, 89 puan; 2. Vettel, 74 puan; 3. Barrichello, 72 puan

1478275103147

Jenson Button? Kuşkusuz en çok beklenen şampiyonluk onunkiydi. Williams ile Formula 1’e adım attığında herkes ondan bir şampiyonluk bekliyordu, herkes onun geleceğin Nigel Mansell’ı olmasını istiyordu. O Formula 1’in sıradaki İngiliz şampiyonuydu. Yıllarca insanlar ondan zafer beklediler. Fakat o ilk podyumunu ancak 2004 yılında alabildi. İlk zaferi içinse iki yıl daha beklemesi gerekti. Kaotik Macaristan yarışını, 2006 yılında o kazandı. Kariyerinin ilk zaferini tam da beklendiği gibi belirlenemez koşullarda stratejisiyle, yumuşak sürüşüyle kazandı. Sonra işler Honda için pek iyi gitmedi. Hele 2008 yılında takım orta sıralarda bile zor tutunacak bir araç yapmıştı. Üstüne bir de ekonomik kriz gelince, işler sarpa sardı. Honda, Formula 1’den çekilme kararı aldı. Peki ya Button’a, takıma, hayallere ne olacaktı? Anlaşılan o ki “Hayallerin Gücüne” inanan Honda, Button’ın hayallerini baltalamıştı.

Derken beyaz atlı bir prens çıkıverdi. Takım patronu Ross Brawn, takımı Honda’dan satın aldığını açıkladı. Jenson Button da maaşının yarısını feda ederek hayallerinin peşinden gitmeye karar verdi. 2009 devrimsel bir sezondu. Araçlar ve yarışlar değişecekti. Bildiğimiz Formula 1’in sonu gelmişti. Artık yeni bir Formula 1 başlıyordu. Button da bu mücadeleye hazırdı.

İşler umulandan farklı ilerledi. Brawn GP açık ara baskın bir araca sahipti. Özellikle difüzör konusunda diğer takımlara göre çok baskındı. Bunun bir yansıması olarak Barrichello ve Button sezona baskın başladı. Fakat difüzör düzenlemeleri ve Brawn GP’nin sponsor bulamayışı işleri zorlaştırmaya başladı. Vettel ve Webber yaklaşıyordu, Barrichello zaten ensesindeydi. Sezonun ikinci yarısı kabus gibi gidiyordu. İtalya’da aldığı podyum Button’a biraz nefes aldırdı. Sondan bir önceki yarışa gelindiğinde Button liderdi ama işler değişebilirdi. Brezilyalı bulutlar, bu sene de Barrichello’nun yanındaydı. 2009 Brezilya GP’si sıralama turları tropik fırtınadan dolayı tarihin en uzun sıralamalarından biri oldu. Şampiyonluk potasındaki iki pilot, Button ve Vettel yarışa 14 ve 16’ncı sıradan başlayacakken Barrichello evinde ilk sırayı almıştı.

Fakat Button, şampiyonluğu ne kadar istediğini gösterircesine o kadar hırsılı yarışıyordu ki, ilk tur bittiğinde çoktan dokuzuncu sıradaydı. Puan alabilecek gibiydi. Birkaç sıra daha kazanması şampiyonluk demekti. Yarışın sonlarına doğru Barrichello’nun lastik patlatması, üst üste ikinci defa bir Brezilyalı pilotun bir İngiliz pilota evinde şampiyonluk kaybetmesi anlamına geliyordu. Button şampiyondu. Rüya gerçek olmuştu. Sponsorsuz Brawn GP, küllerinden doğmuş ve şampiyonluğu kazanmıştı. Ve Button, şampiyon olmadan önce en çok yarışan ikinci pilot olmuştu. Birinci pilot mu? Nigel Mansell. Eh, Button kendinden beklenileni vermiş ve bir tür “Nigell Mansell” olmuştu bu bakımdan.

2012 – 20. Yarış(20/20)
YARIŞTAN ÖNCE- 1. Vettel, 273 puan; 2. Alonso, 260 puan
YARIŞTAN SONRA- 1. Vettel, 281 puan; 2. Alonso, 278 puan

1478275911438

2012 ilk 7 yarışta 7 farklı pilotun yarış kazandığı ve şampiyonun son yarışın son turlarında belirlendiği bir sezon oldu. 2010 ve 2011 yıllarının aksine Red Bull’un dominant olmadığı ve sezona en hızlı araç olarak başlamadığı sezonda Fernando Alonso, deyim yerindeyse ekmeğini taştan çıkardı. F2012 oldukça yavaş bir araç olmasına rağmen Fernando Alonso, Almanya GP’sinden sonra en yakın rakibi Mark Webber’in 34 puan önünde bulunuyordu. Ancak Belçika ve Japonya GP’lerinde tek kusuru yanlış yerde bulunmak olan Alonso bu iki yarışa erken veda etmek zorunda kalınca, sezon finaline Red Bull sürücüsü Vettel’in 13 puan gerisinde geldi.

Sıralamalarda iki pilot da istediğini alamadı. McLaren araçları ilk çizgideydi, Vettel 4. başlayacaktı, Alonso 8. sıradaydı. Yarış bu sonuçla bitse, Vettel şampiyon olacaktı. Fakat Brezilya’da bir şeyler yine ters gitti.

Henüz startta Vettel yedinciliğe düşmüş, Alonso beşinciliğe yükselmişti. Bu kadarla da bitmedi. Vettel dördüncü virajda Bruno Senna’yla çarpıştı ve son sıraya düştü. Üstelik sol egzoz çıkışına da hasar vermişti. Bu bölgenin fazla ısınması aracın kaplamalarını, reklam alanlarını yakabilir Vettel’in yarışını bitirebilirdi. Red Bull ekibi riskli bir kararla, Vettel’in egzozunu soğuk tutmak pahasına motoru düşük güç modunda çalıştırmayı teklif etti. Vettel, artık yeni motor haritasıyla baş başaydı. Telsizden sonuna kadar mücadele etmesi gerektiğini duyduktan sonra gözlerini kapattı, vazifesini yaptı.

Yarışta yağmurun gelmesi, işleri iyice karıştırdı. Hafif yağmurda tecrübeli Button ve Hulkenberg hariç herkes pite girdi. Bir anda tüm grid değişti. Ferrari pilotlarıysa bu esnada bir çete gibi ilerliyor, beraber hamle yapıyorlardı. Hatta Alonso, Massa’nın da doğrudan desteğiyle iki kişiyi birden geride bırakmıştı. Ferrari ve Alonso elinden geleni yapıyordu. Vettel yarışın ortalarında o kadar rahat yükselmişti ki Massa’nın bizzat yavaşlayarak onu birkaç tur arkasında tutması gerekmişti.

Yarışta drama burada bitmedi. Yeniden yağmur geldi. Yeniden kazalar oldu. Şampiyonluğu etkileyense Vettel’in piti oldu. Vettel pitlere geldiğinde takım onu beklemiyordu. Kimse hazır değildi. Bu ani pit stop Vettel’e çok değerli saniyelere mâl olmuştu. Son on tura girerken yapılan bu hata, Vettel’i yedinci sıraya itmişti. Alonso da Massa’yla yer değiştince ikinci sıraya yükselmişti. Bu sonuçta Vettel şampiyon olacaktı. Fakat yağmur vardı ve her şey olabilirdi. Ama bu sefer olmadı. Yarıştan geriye kalansa Alonso ve Ferrari’nin müthiş mücadelesi, Vettel’in şampiyonluk arzusu oldu.

2016 – Sezonun bitmesine 2 yarış kaldı
BREZİLYA’YA GİDERKEN1. Rosberg, 349 puan; 2. Hamilton, 330 puan

1478277073083

9 galibiyeti bulunan ve ilk şampiyonluğunu kazanmak isteyen Rosberg ve prestijini koruma amacındaki takım arkadaşı Lewis Hamilton. Şanslı olan taraf Rosberg gibi duruyor. Alman pilot yarışı kazandığı takdirde takım arkadaşının pozisyonundan bağımsız bir şekilde ilk dünya şampiyonluğunu ilan edecek. Rosberg kazanamasa mı? İhtimaller dünyası derya deniz…

İşte Rosberg'in şampiyon olması için Brezilya GP'sinde olması gerekenler.
İşte Rosberg’in şampiyon olması için Brezilya GP’sinde olması gerekenler.

Yazıda 2008, 2009 ve 2012 yılları şampiyonluk mücadelelerini inceleyen Ufuk BAL arkadaşıma katkıları için teşekkürü bir borç bilirim.

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz