Alonso Özel Ropörtajı: Formula 1 ve Ben

0
Yükselen yıldız, çifte şampiyon, marka, kahraman, kabadayı, mazlum – Fernando Alonso tüm bu sıfatları ve daha fazlasını 15 sene boyunca bir pilot olarak taşıdı. Peki şimdi McLaren pilotu gridin olgun lideri olarak nasıl hissediyor? Sporu başarıyla tamamlamış olmak için daha ne yapabilir? İspanyol pilotla hayat, evren ve tabii ki F1 hakkında konuşmak için bir araya geldik.

Soru: Fernando, Macaristan sıralamalarından sonra uzun bir süre sonra FIA ropörtajlarına katıldığın için gülüyordun. Bu işlerin iyiye gittiğinin bir işareti miydi?

Fernando Alonso: İlk defa güldüğümü mü anıyorsun? Q3’e kalmayı birkaç kere başardık. Tabii ki çift araçla olmamıştı. Ama bana komik bir soru sorulduğunu hatırlıyorum ve buna gülüyordum. Evet, bu sezon iyi ve kötü zamanlarımız oldu. Herkes bunun farkında. Ancak gülmek mizahla alakalı bir şey. Tur zamanıyla pek alakası yok!

 

S: Mizaha gelirsek, F1’de hayatta kalmak için bir aktör olmak gerektiğini söylemiştin. Sence senin yeteneğin nerede? Dramada mı, komedide mi?

FA: Tabii ki komedi. Her zaman! (Gülüyor) Formula 1’deki her şey komedi: bir kere bu bir spor ve hiçbir şey ciddi değil; yani ortada bir dram yok. Bu da figüranların kafadan vurulduğu absürd komedilerden biri işte, bir sonraki gün sanki yepyeniymiş gibi iyi oluyorsunuz. Ben kesinlikle komedi karakteri olmak isterdim yani.

S: Peki ya oynamak istediğin karakter?

FA: Jim Carrey! Onun herhangi bir rolü olurdu. Bence F1’de epey başarılı da olabilirdi, her şeyle alay edebilirdi! (Kahkahalar)

S: Bu senin 16. sezonun. Geriye baktığında Fernando Alonso nasıl değişti? Naif bir genç pilottan inatçı bir profesyonele dönüştün.

FA: Her yönden değişiyorsun sadece bir pilot olarak değil. 19 yaşındaki bir insan 35 yaşındaki bir insandan birçok ölçüde farklıdır. Bu her türlü ilişkide kendini belli eder: aile, arkadaşlar, takım ilişkileri, çalışma şekilleri ve tabii ki medya. Her şey değişir, sadece sen istiyorsun diye değil, hayat seni değiştiriyor diye değişir. Bundan kaçamazsın. Peter Pan’ın büyümeme hikayesi sadece bir masal işte.

 

FA: Muhtemelen başarı burada bulunmanın en büyük eğlencesi. Burada 21 diğer sürücüyle mücadele etmek ve şampiyon olmak için varsınız. Yani podyumda olmak, yarış hatta şampiyonluk kazanmak: bunlar en üst keyifler. Fakat F1’i saran başka keyifler de var. Yolculuk etmek bana dünya üzerinde muhtemelen bir daha göremeyeceğim ülkeleri görme fırsatı verdi: Hindistan, Kore, Rusya, Azerbaycan… Bu sporun bana verdiği fantastik yan etkilerle mutluyum.

 

S: 16 yıl boyunca seyahat ettikten sonra Fernando Alonso’nun gitmek istediği bir yer hala var mı?

FA: İlla ki dikkatinizi çeken yerler olur. Mesela Arjantin var. Bir gün muhakkak Arjantin’i ziyaret etmek istiyorum. Güney Afrika da bir başka istikamet. Muhtemelen Formula 1’de artık olmayan her yere gideceğim. Sonra neden Terra de Fuego’ya gitmeyeyim, dünyanın en güneyine? Ya da Alaska’ya, kuzeye? Ben bu tip biriyim (gülüyor). Hala gencim, olmasam bile, böyle hissediyorum; yani bütün bu yerleri görmek isterim. Fırsatları gelir gelmez değerlendirmeniz gerekir, ne zaman biteceklerini bilemezsin!

S: Seyahatlerden bahsetmişken, sen bir tren fanatiğisin, özellikle Japon trenlerinin. Senin karakterine uyduğu için mi böyle? Sıkı bir karaktere sıkı bir dakiklik sunduğu için mi?

FA: Ha, muhtemelen evet! Bu tip kesinlikleri seviyorum. Tam zamanında varmak, evet, benim yaşam tarzıma uyuyor. Japon trenleri muhtemelen benim örnek aldığım her şeyin özeti! (Gülüyor)

S: Madem ki bu kadar kesin birisin, kendinle yaşamak bazen güç olmuyor mu?

FA: Evet! Fakat benim etrafımdaki insanlar için daha da zor. Ben kendimi uzun yıllardır tanıyorum ve bununla başa çıkabiliyorum. Ama ötekiler… Yazık! (Gülüyor)

S: Yarıştan önce Luis’le şarkı söylüyordunuz, şu an senin menajerin, hala bunu yapıyor musunuz?

FA: Hayır, artık yapmıyoruz. Artık pek o ilham anını hissedemiyoruz.

 

 

S: Yarış moduna girmek için neler yapıyorsun?

FA: Bunlar özel günler değiller, özel rutinleri de yok. Ben takımımla zaman harcıyorum, mühendislerle birlikte kurallardaki son değişikliklerin üstünden geçiyoruz (kahkahalar). Şimdi biraz daha tutarlı görünüyorlar. Ama önceleri sürekli bir prova hali vardı.

S: İnsanlar şmapiyonları hatırlarlar. Sen iki tane kazandın fakat birkaç defa da ikinci oldun. Birkaç puan farkla şampiyonluğu kaçırdık. Acı veriyor mu?FA: Çok da değil. Tüm kariyerim boyunca şampiyonluk yaşamak için çok şanslıydım. Evet güzel fırsatlar da yakaladım fakat bazı sebeplerden bu fırsatlar gerçeğe dönmedi.

S: Heralde gerçeğe çevirsen şimdi Juan Manuel Fangio’yu yakalamıştın.

FA: Evet, Belki. Ama kariyerim kartingde de bitebilirdi. Yani benim için her şey mükemmeldi.

S: Senin başladığın yıllarda F1 çok daha tehlikeli bir spordu. Şimdi gelinen noktadan memnun musun? Avustralya’da son zamanların en izlenmeye değer kazasını yaşadın ve ufak sıyrıklarla atlattın. Sence daha neler yapılabilir güvenlik için?

FA: Muhtemelen HALO güvenlik konusunda bir sonraki adım olacak. Pilotun kafası hala en zayıf kısım, son kazalarda da bunu hep görüyoruz. FIA bunu anladı, spor bunu anladı. Biz de üstünde çalışıyoruz.

S: Fernando Alonso bu sporda daha başka neler elde etmek istiyor? Listende neler var?

FA: Başka bir şampiyonluk nihai hedefim. Bu projenin üstünde çok sıkı çalışıyoruz. Gelecek sene yürürlüğe girecek yeni düzenlemelerle muhtemelen coşkumuz arabalar hem daha çekici hem de daha hızlı oldukça geri gelecek. Bu hala Fernando’nun elde etmek istediği hedef! (Gülüyor).

S: Kağıt üstünde 2017 değişiklikleri seni biraz daha sporda tutacak gibi?

FA: Kağıt üstünde değil pist üstünde olmalarını dilerim!

S: Arabalar, tekerlekler daha geniş olacak ve araçlar çok daha hızlı gidecekler. Seni spora bağlayacak olan şey bu mu?

FA: Evet, çünkü bu arabaya atladığınız anda daha çok heyecanlanacağınız anlamına geliyor. F1’e başladığım yıllardaki “wow” hissini yeniden yaşamak istiyorum.

 

S: Yani duvarında başarılarınla ilgili kağıtların yok mu?

FA: Kağıtlar duvara dönüştü! (Gülüyor)

S: 16 yıllık seyahatlerden sonra, nerede evindeymiş gibi hissediyorsun? Senin için ev neresidir?

FA: Şu anda hiçbir yere evim diyebileceğimi sanmıyorum! İspanya’da yaşadım, İngiltere’de, İsviçre’de, Dubai’de… Buralarda dairelerim, kıyafetlerim ve oyuncaklarım oldu. Ama ev değildi işte. Bence emekli olup altı ayımı bir yatakta harcamadıktan sonra da olmayacak. Şu anda Dubai’de yaşıyorum. Dünyanın merkezinde bir yer. Münasip bir yer. Havalimanı dünyanın en büyüklerinden biri, benim oraya buraya gitmeme epey faydası oluyor. Düzenli bir yolcu olarak daha fazla ne isteyebilirsiniz ki?

S: Peki Fernando Alonso’nun hobileri nedir?

FA: Spor, her haliyle. Bisiklet sürmeye bayılıyorum. Futbolu seviyorum, basketbolu seviyorum, tenisi seviyorum. Arkadaşlarımı arıyorum ve bir şeyler yapıyoruz.

S: Emekli olduktan sonra bir şeyler okumayı hiç düşündün mü? Matematik? Sanat? Tarih?

FA: Eh, bu bölüm henüz kapanmış değil. Ancak şimdilik çok ciddi hırslarım yok. Geleceğin ne getireceğini de bilemeyiz.

S: Geleceğin yeteneklerini yetiştirmek için bir karting okulun var. Orada işler nasıl gidiyor? Ve hiç muhtemel bir şampiyonu gördün mü orada?

FA: İspanya’da pek çok aktivitemiz var. Bir müzemiz var ve go-kart pistimiz var. İki tip aktivitemiz oluyor: birisi yol güvenliği programı. Buna İspanya’da benim bölgemdeki birçok okul katılıyor. Bir de karting okulumuz var burada da dünyanın her yerinden gelen yüzlerce çocuğu eğitiyoruz. Farklı yaş gruplarımız var ve onlarla beş hafta boyunca çalışıyoruz. En küçüklerine kart aracının içinde rahat hissetmeyi öğretiyoruz, biraz büyükleriyleyse hakiki bir rekabet içine giriyoruz! Tabii ki gelecekte benim okulumdan yetişmiş bir şampiyon çıkarsa bu büyük bir başarı olur. Ama bu geleceğe dair bir rüya!

S: Şimdi yaz vakti ve F1 de biraz ara veriyor. Ne yapacaksın?

FA: Planım ABD’ye gitmek. Orada biraz daha özgürsünüz ve sokaklarda tanınmıyorsunuz (Gülüyor)! Biraz Kaliforniya ve Las Vegas F1’den uzaklaşmak için iyi olacaktır. Hayır Alaska değil, daha erken!

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz