İlk Yarışta Yumruğunu Masaya Vuran Yardımcı Pilotlar

0

Formula 1 tarihinin en başından beri 1.pilot ve 2.pilot ayrımı sürerken, 2.pilotların her sene kağıt üstündeki liderlerini yenme hedefiyle çıktığını görebiliriz.2018 sezonuna iyi başlayan ancak gerek şanssızlıklar, gerekse performans düşüklüğü nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan Valtteri Bottas bu sezonun ilk yarışı olan Avustralya GP’sinde çok iyi bir performansla galibiyete uzanmıştı. Tıpkı Bottas gibi sezona takım arkadaşlarına nazaran daha yavaş başlaması beklenen (özellikle yazımda adı geçen bazı pilotların 2 numaradan çok takım arkadaşlarının bir adım gerisinde bulunduklarını söyleyebiliriz) ancak etkileyici performanslarıyla daha ilk yarıştan takımlarına mesaj veren pilotları sizler için derledim:

1.Piero Taruffi (1951 İsviçre GP)

Bremgarten pisti günümüzde unutulsa da, 1951 ve 1952’de takvimin ilk, 1953 ve 1954’te de son yarışı olmuş ancak 1955’te yapılması planlanan yarış Le Mans faciası sonrası iptal edilmişti. Bu pist belki de en çok Piero Taruffi’nin kariyerinde önemli bir yer edinmişti. İlk kez sezonun son yarışı olan 1950 İtalya GP’sinde yarışan ancak aracını yarış içinde Fangio’ya teslim eden Taruffi 1951’de Ferrari’ye geçmişti. Alfa Romeo gridin en iyi aracı olsa da Ferrari, önceki seneye nazaran  gelişmiş ve bir nebze de olsa favori takımla başa çıkma şansına sahip hale gelmişti. Sıralamalarda Alfa’lar ilk iki sırayı alırken Ferrari’de Villoresi 3, Taruffi 6 ve yarış öncesi İtalya’da yaptığı kazadan etkilenen takım lideri Ascari 7.olmuştu. Yarış yoğun yağmurda koşulurken pol pozisyonunu elde eden Fangio aracının yakıt verimliliği konusundaki sorunlarından dolayı pit yapmayı tercih ederken, 2.başlayacak Farina’ya ek benzin tankı konulmuştu. Yarış ise Fangio’nun kazandıran stratejisi ve Villoresi dahil birçok pilotun yağmurdan dolayı kaza yapmasıyla akılda kaldı. Startta geriye düşse de çok iyi toparlanan Taruffi ise yağmurdan etkilenmeyen pilotlardan biriydi.14.tur itibariyle 3.sırayı almış, iki tur kala ise Farina’yı geçerek ilk 5’te yer alan ve Alfa Romeo kullanmayan tek pilot olmuştu. Bu üst düzey performansı dışında sezonu sıradan geçiren Taruffi, ertesi yıl yeni kurallarla tek güç haline gelen Ferrari’yle yine bu pistte kazanmayı başarmıştı. Bu zaferde takım arkadaşları Ascari’nin Indianapolis’te olması ve Farina’nın arızası da etkili olsa da aynı araçla yarışan ve 2.bitiren takım arkadaşı Rudi Fischer’e yaklaşık 2.30 dakika atması oldukça etkileyici. Kalan yarışlarda aracın da etkisiyle sürekli ön sıralarda bulunan Taruffi, sezonu takım arkadaşları Ascari ve Farina’nın ardından 3.tamamlamıştı.

2. Mario Andretti (1971 Güney Afrika GP)

Formula 1’e 1975 yılına kadar öncelik vermeyen Mario Andretti buna rağmen birçok yarışında izleyenleri etkilemeyi başarmıştı. Tüm odağını bu seriye verse önemli bir pilot olacağını göstermişti ki 1971 Güney Afrika GP’si de muhtemelen kariyerinin en özel anlarından biriydi . 1970’te sezonu Ferrari ile 3.bitiren Clay Regazzoni aşırı titreşim, 2.bitiren ve özellikle sezon sonu performansıyla favorilerden biri olan Jacky Ickx ise patlak lastikle uğraşırken, yarışı kazanan Andretti, Ignazio Giunti’nin Buenos Aires 1000km yarışında hayatını kaybetmesi nedeniyle Ferrari koltuğuna geçmişti. Yarışa Regazzoni 3., Andretti 4(1968 ABD GP’sinde henüz ilk yarışı olmasına rağmen pol alan ve bunu tarihte başaran 3 pilottan biri olan Andretti’nin sıralamalarda başarılı olması hiç de sürpriz değil), Ickx ise 8.başlarken startta işler değişmiş ve ilk tur sonunda Regazzoni 1, Ickx de 3.’lüğe yükselmişti. Buna karşın o döneme kadar startlarında genelde sorun yaşayan Andretti 6.’lığa gerilemişti. Ferrari’ler sorun yaşadıktan sonra yarışın en büyük adayları olan Surtees ve Hulme‘un araçları da arızalanınca iyi bir tempo yakalayan ve en hızlı tura da imza atan Andretti kariyerinin ilk zaferini elde etti. Andretti’nin bu galibiyeti ne kadar fırsat galibiyeti olsa da doğru bir performansla bunu tepmemesi önemli bir göstergeydi. Indycar takvimiyle çakışmasından ötürü yalnızca 5 yarışa katılan İtalyan asıllı Amerikalı pilot bu galibiyetten 7 sene sonra ise Ickx ve Regazzoni’nin yapamadığını yapıp Dünya Şampiyonu oldu.

3. Francois Cevert (1973 Arjantin GP)

1970’te Formula 1’e adım atan ve Jackie Stewart ile Tyrrell’da çok iyi bir usta-çırak ilişkisi yakalayan Francois Cevert ilk galibiyetini aldığı 1971 sezonunu 3.bitirip dikkat çekse de sezonu şampiyon bitiren Jackie Stewart ile arasındaki fark net bir şekilde ortaya çıkmıştı (Stewart sezonu 62 puanla bitirirken Cevert 26’da kaldı ve çok daha mütevazı bir takım olan March’ta henüz 2.sezonunu geçiren Peterson da 33 puan alınca ilgi Cevert’den çok Peterson’daydı). 1972 sezonunda da liderinin bir hayli gerisinde kalan Fransız pilota gelen eleştiriler de artmaya başlamıştı. Tyrrell’da geçirdikleri 2 sene boyunca Stewart’a karşı sıralamalarda 21-1 geride olması da birçok şeyi özetliyordu. Ancak Cevert için 1973 sezonunda her şey daha farklı başladı. Her ne kadar yarışa Stewart’ın 2 sıra gerisinde 6. başlasa da Cevert müthiş bir startla 2.’liği aldı ve 29.tur itibariyle de lider Regazzoni’nin yavaşlamasıyla liderliğe yükseldi. Stewart ise kendisine yakışmayacak kötü bir startla önce 8.’liğe düşmüş, sonrasında ise 2.’liğe kadar çıkmıştı. Her ne kadar Tyrrell için tablo olumlu dursa da, 3.sıradaki Fittipaldi kalan turlarda aracının da avantajını kullanarak yarışı kazanmayı başarmıştı. Cevert ise Stewart’ın 29 saniye önünde 2.olmuş, daha da önemlisi ise sezon genelinde “öğretmenini” zorlamaya devam etmişti. Puan tablosundan bağımsız olarak konuşursak Cevert yarış kazanmadan iyi bir yardımcı olmuştu. Gelecek sezon Stewart’ın bırakmasıyla hem liderlik koltuğuna için takımı ikna etmiş, hem de birçok takımın kapısını çalmasını sağlamıştı. Ne var ki Cevert sezonun son yarışı olan ABD GP’sinin sıralama turlarında hayatını kaybetmiş ve Formula 1 dünyasını yasa boğmuştu

4. Carlos Reutemann (1979 Arjantin GP)

Kanımca Lotus takımı Formula 1’deki önderliğini Fittipaldi’nin ayrılması ve 1974’teki başarısızlığı ile kaybetse de, Andretti’nin muhteşem çabası ve Chapman’ın dahi planı işe yaramış, 1978 sezonu dominasyon ile İngiliz ekibinin olmuştu. Sezonu 2.tamamlayan Ronnie Peterson’ın trajik ölümü takımı olumsuz etkilese de Peterson zaten sonraki sezon için Mclaren’le anlaşma yapmıştı ve takım yerini başka biriyle doldurmaya çalışıyordu. Sonunda yüksek profilli bir başka isimle anlaşmışlardı:Carlos Reutemann. Reutemann önceki sezon Ferrari ile 3.olurken Lotus pilotları hariç en öndeki isim olmayı başarmıştı ve Andretti ile aralarında net bir 1.pilot-2.pilot ayrımı yapmak zordu.Bununla beraber Andretti 39 yaşına basmış olsa da, Reutemann’ın 1977’deki Lauda’ya karşı performansı sıralama turları hariç pek de ikna edici değildi ve son şampiyon sıfatıyla yarışan bir efsaneye üstünlük sağlaması beklenmiyordu. Lakin yeni araç olan Lotus 80’in test edilmesiyle beraber tüm bu hesaplar önemini yitirmişti, zira araçta birden fazla ciddi sorun vardı ve özellikle Reutemann oldukça huzursuz olmuştu. Sezona eski araca güncelleme getirerek başlayan Lotus yine de favorilerden biriydi ve evinde yarışan Reutmann sıralamaları 3.sırada bitirerek Andretti’nin 4 sıra önünde konumlandı. Yarışın başındaki kazadan dolayı ikinci bir start verilmişti ve Reutemann, Andretti’nin arkasında 6.’lığa düştü. Sonraki turlarda ise hızını bulan Arjantinli pilot son turlarda Depailler’nin de sorun yaşamasıyla yarışı 15 saniye farkla 2.tamamladı ve tur yiyerek 5.olan Andretti’ye sağlam bir mesaj göndermiş oldu. Kalan yarışlarda Lotus 4 kez daha podyuma çıksa da sezonun 2.yarısı kabus gibiydi. Lotus 80 yalnızca Andretti tarafından 3 kez kullanıldı (takvim dışında yapılan yarışlar dahil değildir. Andretti o sezon Race of Champions’ı da Lotus 80 ile kazandı) ancak sezonun sonunu göremeden rafa kalktı. Reutmemann ise hayal kırıklığı içinde geçen bir sezon sonunda Williams ile anlaştı ancak şampiyonluk için önce takım arkadaşı Alan Jones, sonrasında ise son yarışta Nelson Piquet’ye takıldı.

5. Eddie Irvine (1999 Avustralya GP)

Irvine’ın 1999 Avustralya GP’sindeki zaferinde takım arkadaşı Schumacher ilk turdan devre dışı kalsa da sezonun devamında birçok şey değişmiş olması ve  sezonun ikinci yarısında bambaşka bir rolde yarışması bakımından önemliydi. Sıralama turlarını Schumacher’in 3 sıra gerisinde 6.bitiren ancak takım arkadaşının ve Barrichello’nun yarış öncesi sorun yaşamasıyla 4.’lüğe yükselen Irvine startla beraber iki Mclaren’in arkasına yerleşmiş, 17.tur itibariyle ise Coulthard ve Hakkinen’in yaşadığı sorunlarla yarışın kontrolünü ele almıştı. Her ne kadar bir tur geride olan ve mavi bayrakları görmezden gelen Zonta kendisine ciddi zaman kaybettirse de, ikinci sıradaki Frentzen’in yaptığı ufak hata Kuzey İrlandalı pilotun kariyerindeki ilk galibiyetini tesçilliyordu. Irvine 1996’dan beri olduğu gibi sezona Schumacher’in yanında 2.pilot olarak başlasa da Alman efsane İngiltere’de yaptığı kazadan ötürü tam 6 yarış kaçırdı ve liderlik Irvine’a geçti. Öyle ki Almanya’da Salo, sondan bir önceki yarış olan Malezya GP’sinde ise Schumacher kendisine yardım etti. (Irvine da bu yarış sonrası Schumacher’in hem tarihteki en iyi pilot hem de en iyi 2 numara olduğunu söylemiştir) Bu yardımlara rağmen Irvine tek puanla şampiyonluğu kaçırmıştı (sezon sonu Hakkinen-Irvine arası 2 puan olsa da Schumacher son yarışta Irvine’a 2 puanlık avantajı getirecek şekilde yol verebilirdi, buna rağmen eşit puanda da galibiyet sayısından dolayı şampiyon Hakkinen olacaktı)

6. Nico Rosberg

Nico Rosberg ve Reutemann gibilerine “2.pilot” damgası vurmak saygısızlık olsa da, 2016’ya son 2 sezonun şampiyonu Lewis Hamilton’a karşı net  favori girmediğini de unutmamak lazım. Alman pilotun Mercedes macerası 2010’da başlamış, 3 sene sonra Hamilton’ın katılmasıyla ise Schumacher’e karşı puan olarak sürdürdüğü üstünlük son bulmuştu. Rosberg 2014’te şampiyonluğa çok yaklaşsa da 2015 sezonu Hamilton için nispeten daha kolay geçmişti. Pol pozisyonu Rosberg’in önünde Hamilton’a gitse de, Vettel müthiş bir startla liderliği almış ve daha da önemlisi Hamilton ilk virajda sıkışarak 6.’lığa düşmüştü. İngiliz pilot ilk başlarda yükselmekte zorlanmış, ancak Raikkonen’in aracında yangın çıkması ve Vettel’in yeni set lastiklere geçtikten sonra pistin dışına taşması işini kolaylaştırmıştı. Hamilton elinden geleni yapsa da yarışı kazanan isim Nico Rosberg olmuştu. Sezonun devamında ikilinin arası açılmaya devam ederken, bu sefer şampiyonluk Rosberg’in olmuştu. Alman pilot takım arkadaşını yenmek için birçok fedakarlık yaptığının altını çizerken, sezon sonu 31 yaşında emeklilik kararı aldı.

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz