F1’in geleneksel yaz arasına girdik ve daha önce olduğu gibi ikinci yarı efsanevi Spa-Francorchamps’da koşulacak Belçika GP’siyle başlayacak. Biz de boşluktan faydalanarak bu efsanevi pistle ilgili bir inceleme yapalım dedik. 

Spa-Francorchamps, günümüzde en sevilen pistlerin başında geliyor. Sürücüler ve Formula 1 camiası tarafından hızın güvenli ve modern bir şekilde bulunabileceği klasik pistlerden birisi olarak görülüyor. Ancak durum her zaman böyle değildi. Spa neredeyse hiçbir pistin olmadığı kadar tehlikeler içerdiğinden ötürü kesinlikle korkulan bir pistti. Hızlı düzlükler, nefes kesici virajlar ve tahmin edilemez hava koşulları ölümcül bir kombinasyon yaratabiliyordu; ve çok kez yarattı.

Stewart’ın 66’daki kazası nedeniyle Spa 70 ile 83 arasında takvimden çıkarıldı.

Orijinal Spa 1920’de Jules de Thier ve Henri Langlois Van Ophem tarafından oluşturuldu. Motor yarışları I. Dünya Savaşı sonrası Belçika’da hızla popülerleşmeye başladı. Ardennes bölgesi Spa-Francorchamps’ın etrafındaki yolların üzerine düşen hayranlıktan önce birkaç yarışa ev sahipliği yaptı. Uzun düzlüklerin ve kırsal bölgenin etrafında dönülen efsanevi virajlar ve yüksek hızlara ulaşabilme imkanı spor için muhteşem görünüyordu. Bunun üzerine yetkililer 1921 yılında ilk yarışı yapmak için girişimlerde bulundular fakat bu girişimler yarışa sadece bir aracın katılmasıyla son buldu.

Nihayet pist motosikletçiler ve onların hemen arkasından arabalar tarafından 1922 yılında açıldı. İki yıl sonra meşhur 24 saat yarışı ilk kez koşuldu. Bundan sadece bir yıl sonra 1925 yılında Le Mans ve ilk tek-koltuklu büyük uluslararası yarış olan Avrupa GP’si koşuldu. Yedi aracın katıldığı bu organizasyonda galibiyet Antonio Ascari ve Alfa Romeo’ya gitti.

Orijinal Spa-Francorchamps’in start düzlüğü Eau Rouge’dan önceki düzlüktü.

Yıllar geçtikçe pistte birbirine bağlı birkaç küçük değişiklik yapıldı. 1930 yılında Malmedy’deki şikan kaldırıldı fakat dört yıl sonra, 1939’da bir kez daha kaldırılmadan önce yeniden kullanıldı. Bu yıl içinde aynı zamanda viraj dizileri birbirine bağlanarak bir viraj kombinasyonu oluşturuldu. Nefes kesici bir yukarı tırmanış ve sol-sağ-sol kombinasyonu olan Virage de Ancienne Douane inşa edildi.(Çoğunlukla Eau Rouge olarak bilinen ama yanlış bilinen viraj. Aslında Eau Rouge yukarıdaki Raidillon’dan ziyade tırmanış başlamadan hemen önceki viraj oluyor.)

2. Dünya Savaşı süresince tıpkı Avrupa’daki birçok farklı pistte olduğu gibi ağır silahlardan Spa da çok çekti. Bu yüzden yarış tamirat tamamlanana kadar yani 1947 yılına kadar devam edemedi. Bu noktada pistte birkaç değişiklik daha yapıldı. Malmedy şikanı yeniden kaldırıldı ve pistin kasabaya aitliği ve kırsallığını korumak üzere yeni nefes kesici ve yana yatılarak dönülen Stavelot virajı inşa edildi.

1958 yılında Archie Scott-Brown savaş öncesi Mercedes-Benz sürücüsü olan Dick Seman’ın feci bir şekilde kaza yaptığı virajda kaza yaptı ve hayatını kaybetti. Chris Bristow ve Alan Stacey 1960’ta koşulan yarışta, Eric de Keyn ve Wil Loos ise 1967 Spa 24 saat yarışında hayatlarını kaybettiler. Bu isimlerin peşi sıra Tony Hegbourne ve Leon Dernier de hayatlarını kaybetti.

Tehlikelere rağmen ünlü 24 saat yarışı, spor araç serileri ve motosiklet yarışlarıyla birlikte devam etti. İstatistikler korkunç bir şekilde gösteriyor ki 1971 yılında iki, 1972’de bir, 1973 24 saat yarışı sırasında üç ve 1975’te iki kişi daha hayatını kaybetti. 1975 yılında Masta Kink’e yapılan yeni viraj orijinalinden çok daha tehlikeli olduğu gerekçesiyle çok fazla eleştirildi ve bu düzende asla yarışılmadı. Buna rağmen yine de güvenliği arttırmak için çok efor sarfedildi. Otoriteler bu tartışmalara sonsuza kadar bir son vermeye karar kıldılar.

Çözüm 1979 yılında, kalıcı eski 15 kilometrelik pistin yeni ve çok daha kısa bir 7 kilometrelik versiyonunun yapılmasıyla birlikte bulundu. Bu araçların Les Combes’ten önce eski rotadan saptıkları ve Blanchimont’tan önceki eski rotaya dönmeden geçtiği vadiye doğru hızla akan ama bir o kadar da teknik olan sektörün eklenmesinden oluşuyordu. Burası günümüzde 2. sektör olarak koşuluyor.

Yine de pistte güvenlik adına yapılacak küçük değişiklikler vardı. 1981’de “Bus Stop şikanı” olarak bilinen hafifçe ve hantal bir şekilde önce sol-sağ sonra sağ-sol olarak dönülen viraj eski Clubhouse virajı yerine eklendi. 1983 yılında Formula 1’in dönüşü için Bus Stop şikanı ve La Source virajı arasındaki düzlükten takımların pit garajlarının kurulması için istifade edildi. Bir yıl sonra bu orijinal buluşmanın ertelenmek zorunda kalınması ile ilgili tartışmalar çıktı(Pist yüzeyinin bozulmasından dolayı yarış ertelenmişti.)

F1’de en fazla değişiklik yapılan virajların başında ünlü Bus Stop şikanı geliyor.

Eau Rouge ve Raidillon virajlarının doğası bozulmadan yapılan değişikliklerden önce revize edilmiş pit girişi ve çıkışı 2000 yılında pistte yerini aldı. 2004 yılında Bus Stop şikanın değişmesiyle yenilikler devam etti. Bu değişiklik yolun sağa doğru eğimli bir yaya yönlendirilmesiydi. Bu değişiklik araçların viraj çıkışını geliştirdi fakat sağa dönüşte bir sert fren eksiliği vardı. Bu yüzden pek popüler değildi.

Spa’nın geleceği 2005’in sonuna gelinirken Bernie Ecclestone tarafından talep edilen pist geliştirmelerinin gerçekleştirilememesi ve yarış organizatörünün iflas etmesinden dolayı büyük bir bilinmezlik içerisindeydi. Yarış 2006 takviminden düşürüldü. Belçika’nın Valon Bölgesi hükümeti gerekli finansal destekle birlikte duruma müdahale etti ve pit yolu ile garajların yeniden yapılmasına olanak sağladı. Diğer değişiklikler La Source gidilen ana düzlüğün uzatılması ve halka açık yolların kapatılarak kalıcı, ilk kez kapalı bir yarış tesisi kurulmasıydı. Formula 1 Spa’ya gerektiği şekilde geri döndü ve Belçika GP’si bir kez daha sezonun en ilgi çekici yarışlarından biri oldu.

Eau-Rouge’un yıl yıl değişimi

Formula 1 dışında pist yıl boyunca 24 saat, 1000 km Dünya Dayanıklılık Şampiyonası, WTCC, Renault dünya serisi ve popüler tarihi buluşmalarını ve Spa 6 saat yarışlarını da içeren birçok yarışa ev sahipliği yapmakta.

Ayberk Hacıoğlu

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz