Titanların Savaşı: Clark Hill’e Karşı

0

Dönemin en başarılı iki pilotu Jim Clark ve Graham Hill 1967’de bir araya gelerek kısa ancak çetin bir rekabetin parçası oldular. Takım içinde yaşanan aksaklıklarla da mücadele eden ikilinin bu 12 yarışlık rekabeti ise kariyerlerinin en büyük meydan okuması oldu

F1’de başarılı bir pilotsanız alabileceğiniz en büyük eleştiri yanınızda iyi bir takım arkadaşı olmadığı için aracınızdan yararlandığınızın söylenmesi olur. Fangio’nun domine ettiği 50’lerden sonra Formula 1’in yeni kralı olmak için mücadele eden iki yakın dost Jim Clark ve Graham Hill, yeterince güçlü takım arkadaşlarına sahip olmadan şampiyonluklarını elde ettiler (Hill şampiyon olmadığı 1965-1966 yıllarında takım arkadaşı Jackie Stewart’ı mağlup ederken Stewart çaylaktı ve bu yüzden Stewart’ı o sezonlarda Hill ile kıyaslamak bence büyük haksızlık olur. Yine de Stewart’ın o yıllarda da olgun bir şekilde yarıştığını görmezden gelemeyiz.) ve takımlarının mutlak liderleriydi. 1962’de başlayan rekabetlerinde Hill dayanıklı BRM’i sayesinde yarışlardan galibiyet haricinde de puan toplamayı başarırken Clark kazanamadığı hemen her yarışta Lotus’u sorun yaşadığı için 2 şampiyonluk kaybetmişti. 1966 sezonunda konulan yeni kurallardan dolayı sezonu domine eden Brabham takımı ve patron/şampiyon pilot Jack Brabham yeni sezona favori başlarken takımda 3. sezonunu geçiren Denny Hulme da şampiyonluk şansı yüksek olan pilotlardandı. Clark’ın yalnızca 3(sorunsuz bitirdiği yarış sayısı yalnızca 2’ydi), Hill’in ise 4 yarış bitirdiği sezonun sonunda ikili bir araya gelme kararı aldı ve Clark hayatını kaybedene kadar beraber katıldıkları 12 yarış ikiliyi karşılaştırma imkanını bulmamız bakımından bence o sezonun geneli ve Hulme’un şampiyonluğundan daha önemliydi.

İki pilotun o sezon öncesine kadar genel özelliklerini analiz edersek:

Jim Clark(1963 ve 1965 şampiyonu; 1964’ü son, 1962’yi ise 20 tur kala yaşadığı mekanik arıza nedeniyle kaybetti)

Formula 1 tarihinin belki de en yetenekli pilotu olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle 1962-1965 arası aldığı galibiyetlerin çoğunda yarışın başında liderliğe geçer(bir sorun nedeniyle arkadan başlarsa yarışın ilk çeyreğinde liderliğe oturmuş olur) ve arabası onu yarı yolda bırakana kadar da arkasına bakmazdı. Cumartesi pilotu kadar sıralamalarda hızlı olmasının yanında yarış günleri de rakiplerine yıldırıcı bir tempoyla cevap verebilmesi eşine ender rastlanan bir özellikti. Eşleşme öncesi net olarak Clark’ı favori göstermek yanlış olmaz. Ayrıca otomobile oldukça narin davrandığı için kırılgan Lotus’larda Hill’den daha az mekanik arıza yaşaması da beklentiler dahilindeydi.

Graham Hill(1962 şampiyonu; 1963,1964 ve 1965 2.’si)

Clark kadar yetenekli olmaması nedeniyle hırs ve çalışma üzerine kurulu bir stile sahipti ve o dönemki en iyi puanların alınması sistemi kendisini kesinlikle kötü etkiledi. Clark’a karşı favori olmasa da 1965 ve 1966’da süper çaylak Jackie Stewart’a(ki onun hakkında da bir yazım olacak) karşı performansı başarılıydı.

Hill 1960’da Lotus’u bırakıp BRM ile anlaştıktan sonra Chapman onu asla affetmese de sezon içinde yeni DFV-Cosworth motorunu üreterek Lotus ile ortaklık kuracak olan Ford, Chapman’ı ikna etmiş ve Hill, Clark’ın takım arkadaşı olmuştu.

1967 senesi Jim Clark’ın özel hayatının en kötü senesiydi. Danışmanının teşviğiyle vergilerden muaf olmak için İngiltere’den Fransa’ya taşınması ve bir sene boyunca Büyük Britanya topraklarına ayak basmaması(kazandığı Britanya GP’si hariç) kendisini oldukça kötü etkiledi. Hill aracı test edebilirken Clark aracın koltuğuna ilk kez yarış hafta sonunda oturmuştu ve bunun da etkisiyle araç kendisiyle tam olarak uyuşmadı. Bunun haricinde birkaç senedir birlikte olduğu sevgilisinden ayrılan Clark tüm bu yaşananların üst üste gelmesi sonucunda sene içinde yaşadığı mekanik arızalar karşısında sabrını da koruyamadı ve memnuniyetsizliğini ilk kez herkesle paylaşmış oldu.

DFV Cosworth motorlu Lotus 49 kullanılmadan önceki iki yarışa bakacak olursak:

Güney Afrika GP

Hill 15. başlayıp bitiremedi, Clark ise 3.başlayıp bitiremedi

BRM motorlu Lotus 43 ile yarışan ikiliden Clark geçen sezonun en hızlı aracı olan Brabham’ların arkasından gelerek 3. başlamış ve sorun yaşayan Hill’e karşı 3.6 saniye fark atmıştı. Yarışın startında 2 sıra geriye düşen Clark(1965 sezonundan sonra startlardaki yükselişi azaldı) Rindt ile mücadelesinde başarısız olup bir sıra daha kaybettikten sonra mekanik arızadan dolayı yarış dışı kalmıştı. Hill ise henüz 6. turda 12’nciyken kaza yaparak yarışa veda etmişti.

Monaco GP

Clark Climax motoruyla 5. başlayıp bitiremedi, Hill ise BRM motoruyla 8. başladı ve 2. bitirdi

(İkili 1966’da kullandıkları motoru kullandı)

Clark farklı motorla Graham Hill’e karşı 1.5 saniye fark atmış ve 3 sıra da önde başlamıştı. Lakin 1. turda 15. sıraya kadar geri düştü. 14. sırada başlayan Chris Amon ve 15. sırada başlayan Jochen Rindt’in yükselişiyle arka sıralar karışırken Hill 7. sırada kaldı. Clark ise geriye düşüşünden 10 tur sonra harika bir performansla Graham Hill’i geçerek 7’nciliğe oturmuştu. Hill’i geçtikten sonra yükselmeye devam eden Clark birçok pilotu pist üzerinde geçmeye devam ederken 11 sıra yükselmiş ve 4. sıraya kadar çıkmıştı. Ancak yarışın yarısı tamamlanmadan mekanik arıza nedeniyle çekilmek zorunda kaldı. Hill ise yarışın devamında rakiplerinin yaşadığı sorunları fırsat bilerek 4. sıraya yükseldi. Sonrasında ise Bandini’nin hayatını kaybettiği kaza ve Chris Amon’un lastiğinin patlamasıyla en sevdiği pistte 2. olmuştu.

6 pilotun tamamladığı yarışta sorun yaşamayan sadece 4 pilot vardı ve Hill ise 2.’liği alırken Clark’ın aksine pist üzerinde çok fazla geçiş yapması gerekmemişti. Yarıştaki en hızlı tur da deposu en hızlı turların atıldığı turlara kıyasla daha dolu olan ve yarışın önemli bir kısmında trafikle boğuşan Clark’tan gelmişti. Pilotların yarıştaki tempoları konusunda direk bir karşılaştırma yapmak gerekirse burada Lotus pilotlarının Chris Amon’a karşı performansını da baz alabiliriz. Hill arkasında başlayan Amon’a karşı hem geçildi hem de Amon lastik patlatıp pite girdikten sonraki temposu ona karşı düşüktü. Clark ise 2. tura Amon’dan 5 sıra geride girmesine rağmen 7 tur içinde onu geçmiş, hatta bir süre aralarına Graham Hill’in girmesini sağlamıştı.

Motor farklılıkları nedeniyle net bir şekilde değerlendirmek zor olsa da Jim Clark’ın Climax motoru o sene hiçbir takımın ana motoru değildi. BRM motoru ise fabrika takımı tarafından kullanılıyordu(iki motor da vasattı ancak farkı yaratan Climax motoru değil Jim Clark oldu) ve BRM’in lideri Jackie Stewart da 6. başladığı yarışta arıza yaşamadan önce liderdi.

Bu yarıştan sonra ise Lotus 49 sonunda hazır olmuştu. Artık Lotus takımı rekabete daha da çok hazırdı.

Hollanda GP

Hill 1. başlayıp bitiremedi, Clark ise 8.başlayıp 1. bitirdi

Bu yarış Ford-Cosworth motorlu Lotus 49’un ilk yarışıydı ancak Hill aracı test eden tek kişi olduğu için ciddi bir avantaja sahipti. Clark ise birkaç tur attıktan sonra aracındaki sorundan rahatsız olduğunu iletti ve böylece arabayı tam manasıyla kullanamadan sıralamalarda 8. sıraya razı olmak durumunda kaldı. Aracın hem kendi stiline göre ters olduğunu hem de parçalarda sorun olduğunu düşünüyordu ki yapılan incelemede arıza tespit edildi. Hill ise yarışa polden başlayacaktı. Yarışın ilk 10 turunda rakipleriyle arayı açmakta zorlansa da lider götüren Hill vites kutusundan dolayı yarış dışı kaldı. Clark ise 5’i pist üzerinde geçiş olmak üzere 7 sıra yükselerek 16. turda liderliğe oturdu. Hill’in aksine 10 tur içinde ciddi bir fark yaratmayı başararak rahatladı ve 1966’dan önceki dominasyonunu hatırlatan güzel bir galibiyet elde etti

Belçika GP

Clark 1. başlayıp 6. bitirdi, Hill ise 3. başlayıp bitiremedi.

Graham Hill’in kalkıştan sonra yaşadığı mekanik arızadan dolayı yarış kendisi için baştan bitmişti. 3.turda da arızadan dolayı yarış dışı kaldı. Clark ise lider giderken yarışın yarısına gelmeden arıza yaşadı ve pitten döndüğünde yalnızca 3.ve 5.viteste gidebiliyordu. 10.sıraya kadar gerilese de rakiplerinin yaşadığı arızalardan dolayı 6.sıraya çıkabildi. Clark, aracı arıza yapmadan önce yaklaşık olarak 20 saniyelik bir avantaja sahipti.

Fransa GP

Hill 1. başlayıp bitiremedi, Clark ise 4. başlayıp bitiremedi.

Yarış öncesi yapılan antrenman turlarında iki Lotus da ateşleme sorunu yaşarken Hill’in aracında bu problemin kendiliğinden çözülmesiyle gözler Clark’ın Lotus’una çevrilmişti ancak araçtaki sorun sıralama turlarından önce çözülmedi. Hafta sonunun en hızlı aracı olan Lotus Hill ile pol pozisyonunu elde ederken Clark sorunlu aracıyla 4. sıraya yerleşmişti.

Yarışın ilk turlarında liderliğini koruyamayan Hill hem Brabham hem de Clark’a geçilerek 3’üncülüğe kadar düşmüştü. 7. turun sonunda artık iki Lotus arka arkaya gelmiş ve tempoyu kontrol etmeye başlamışlardı. 11. turda Hill, Clark’ı geçse de Clark yakın takibini sürdürmüştü. Bu yarışta Lotus’un kronik problemi bir kez daha baş gösterdi ve önce 14. turda Hill, sonrasında ise 24. turda Clark arızalar nedeniyle yarış dışı kaldı. En hızlı tur Graham Hill’e giderken Clark 0,2 saniye gerisindeydi

İngiltere GP

Clark 1. başlayıp 1. bitirdi, Hill ise 2. başlayıp bitiremedi (Hill, ilk kez güncellenmiş Lotus 49’u kullandı).

Clark hem sıralama hem de antrenman turlarını domine ederken Lotus aracının ayarları ile uğraşıyordu. Graham Hill ise takım arkadaşına karşı oldukça geride kalmış ve aracında tam olarak rahat edememişti. Pite dönerken süspansiyonunda çıkan sorundan kaynaklı kaza ise araca ciddi hasar verdi ve ekip aracı onarmak yerine yapım aşamasında olan yeni Lotus 49’lardan Graham Hill’inkini tamamlamaya karar verdi. Yeni Lotus 49’ların farklı bir yapısı vardı ve parçaları farklıydı. Kaza sonrası sıralama turlarını bırakan Lotus’ları kimse geçemedi ve ilk iki sıra değişmemiş oldu(Clark 0,7 saniye daha hızlıydı).

Hill yeni Lotus’uyla başlangıçta zorlanıp 3’üncülüge gerilerken Clark farkı arttırmaya devam ediyordu. Lakin Hill 2’nciliği aldıktan sonra aracına alışmaya başladı ve yeni güncellemelerin faydasını en yakın zamanda görmüş oldu. 25. turda Hill yeni aracıyla Clark’ı geçerken farkı ciddi bir biçimde arttıramasa da galibiyete gidiyordu ki 54. turda arıza yaşadı. Pitten 7. dönse de birkaç tur sonra başka bir arıza yarışını bitirdi. Clark ise liderliği aldıktan sonra yarışta daha rahattı ve Hulme yarışın sonuna kadar peşini bırakmasa da galibiyeti aldı.

Almanya GP

Clark 1. başlayıp bitiremedi, Hill ise 13. başlayıp bitiremedi

Lotus 49’un güncellenmiş modeli yalnızca Graham Hill için hazırdı ve bu yüzden o da Jim Clark’ın aracına denk olan eski Lotus 49’unu (aslında “eski” Lotus 49’un yalnızca 5. yarışıydı. İngiltere’de hasar gören araç tamir edildi) kullanacaktı. Hill, eski Lotus’u arızalanınca yenisine geçmek zorunda kaldı ancak bu sefer de kaza yaptı. Sıralama turları için zamanı çok azdı ve Clark’ın aracıyla attığı tek tur onu ancak 13’üncülüğe taşımıştı. Hill’in hasarlı araçlarından eski Lotus 49 tamir oldu ve yarışa onla katıldı. Yarışa lider başlayan ve o şekilde götüren Clark yarışın başında lastiğini patlattı ve bu sorunu tam olarak anlayamadan süspansiyonunun arızalanması onu bir kez daha liderken yarış dışına itti. Hill ise arka sıralarda zorlanırken süspansiyon arızası onu da yarış dışına itti. Clark sorun yaşamadığı son 3 yarışta 3. polünü alırken yarış içinde kendisini yakından takip eden araçlara geçilmemesi ve aynı zamanda savunma yaparken arabada yaşanabilecek olası sorunları incelemesiyle elinden geleni yaptı.

Kanada GP

Clark 1. başlayıp bitiremedi, Hill ise 2. başlayıp 4. bitirdi.

Bu yarış bence Clark ve Hill’i çok iyi ayıran yarışlardan biriydi. Hollanda’dan itibaren en hızlı araca sahip olan Lotus bir kez daha Clark ile polü almayı başarmış, Hill ise ona eşlik etmişti. Lakin Lotus yağmurlu havada sürülmesi zor bir araçtı ve ikilinin bu şartlarda yarışı kontrol etmesi imkansızdı. Clark 4. turda 2, 22. turda ise 3’üncülüğe düşerken Graham Hill rakiplerinin yüksek temposuna tutunmakta daha çok zorlandı ve 34 tur içinde 8’inciliğe kadar geriledi.

Pist kuruduktan sonra avantajı yeniden ele geçiren Lotus, Clark’ın yarışı dikte ederken sergilediği etkileyici performansıyla liderliği geri alırken Hill 7’inciydi. 67. turda Clark motor arızası yaşarken gridin en hızlı aracına sahip olan Graham Hill rakiplerinin yaşadığı arızalardan faydalanıp 4’üncülüğe yükseldi ve yarışı da aynı pozisyonda bitirdi. Graham Hill’in bu yükselişinde pist üzerinde geçtiği tek isim kendisinden çok daha yavaş bir araca sahip olan ve onu birkaç tur önce geçmiş olduğu için yakın mesafede olduğu Mike Spence oldu.

Ayrıca en hızlı tur 1.23.1 ile Clark’a giderken en hızlı 2. turun sahibi Graham Hill 0,9 saniye daha yavaş kaldı ki Clark’tan daha çok tur attığını da belirtmek gerek.

İtalya GP

Clark 1. başlayıp 3. bitirdi, Hill ise 8. başlayıp bitiremedi

Bu yarışta Hill güncellenmiş Lotus’u kullanmaya başlarken Clark kendi Lotus 49’unda devam etti. Sıralama turları devam ederken yağan yağmur nedeniyle grid karışmış ve birçok favori orta sıralardan başlamıştı. Buna rağmen Clark bir kez daha poledeydi. Lakin startta yaşanan iletişim sıkıntısı kaosa yol açtı ve zaten karışık sıralanan gridde kartlar bir kez daha dağıtıldı.

İlk tur sonunda Brabham, Gurney, Hill ve Clark sıralaması vardı. 3. turda liderliği alan Clark 1 turluğuna Hulme’a bu koltuğu kaptırsa da 13. tura kadar liderdi; ki patlayan lastik onu 15’inciliğe kadar düşürmüşt(pitte geçirdiği zaman neredeyse bütün pilotlardan tur yemesini sağladı). Pist üzerinde iki Brabham’a da geçilen Hill ise sırasını geri aldı ve liderliğe oturmayı başardı. Clark bilgisayar oyunundaymış gibi harika turlar atmaya devam ediyor ve her geçen tur yaklaşıyordu. Bu temposu sayesinde hem arkadaki rakiplerini geçiyor hem de turunu geri alıyordu. Hatta turunu geri alırken arkasına takılan Hulme bir süre liderliği almış ancak devamını getiremeyince tekrar Hill’e devretmişti. Hulme’un da arıza yaşamasıyla Hill, güç kaybı yaşayan Brabham ile farkı 10 saniyeye çıkararak yarışı kontrol etmeye başladı. Clark ise muhteşem temposunu çok uzun süre sürdürdü ve bunu yaparken Hill’i de hava koridorunda tutarak takım arkadaşını rahatlattı.

Graham Hill liderken motor problemi yaşayınca orta sıralardaki pilotları muhteşem bir soğukkanlılıkla resmen yutan Clark 3’üncülüğe kadar yükselmiş, aynı zamanda ilk 2’ye de çok yaklaşmıştı. Clark iki tur içinde liderliği alarak tarih yazsa da son turdaki benzin problemi bu ikonik yarışa daha da drama eklemiş oldu. Clark 3 saniyeden fazla farkla liderken yarışı 3. tamamlamak zorunda kaldı.

Formula 1 tarihinin belki de en iyi 5 performansından birini sergileyen Clark yarış boyunca tam 13 kez kendisini bir üst sıraya taşıyan geçişlere imza atarken Hill, Denny Hulme’un aracı arıza yapmadan önce onla arasındaki mesafeyi arttırmayı başaramamıştı. Clark ise yediği turu alırken neredeyse kusursuzdu ve bir tur gerideyken Hill’i Brabham’lar ile farkı açması için hava koridorunda tutarken takım oyuncusu olduğunu da göstermiş oldu. Sonuç olarak Hill mekanik arıza yaşamasa Clark onu hiçbir zaman yakalayamayacaktı ancak yeni aracıyla yarışan Hill o gün tıpkı diğer tüm pilotlar gibi ikinci planda kalmıştı.

ABD GP

Clark 2. başlayıp 1. bitirdi, Hill ise 1. başlayıp 2. bitirdi.

Bu yarış gerçekten ilginç bir yarıştı. Lotus İngiliz şirketi olsa da motor tedarikçisi Ford kendi evindeki yarışta güzel bir galibiyet istiyordu ve herhangi bir rekabete sebep vermemek için yazı tura atışına karar verdi ve kazanan Hill oldu. Yani Graham, bu yarışta takımın mutlak lideri olacaktı. Bu yarış hakkında isabetli bir değerlendirmede bulunmak çok zor ancak yarışta olanları özetlemek gerekirse:

Araçlara herhangi bir değişiklik yapılmazken Hill sonunda Clark’ı sıralama turlarında geçti ve polü alarak herkesi şaşırttı. Clark 2. turda kaybettiği 2’inciliği birkaç tur sonra geri alırken Amon bu ikiliye gittikçe yaklaşmış ve tempo olarak daha üstün bir performans sergilemiştir ancak arkadakileri turlarken kaybettiği zamandan sonra bir daha Lotus’lara yaklaşamamıştır.

Hill yarışı kontrol ederken vites sorunu yaşayınca 3’üncülüğe düşerken önce Amon’dan 2’inciliği geri almış, sonrasında ise bir daha problem yaşayarak yeniden 3’üncülüğe düşmüştür. Ancak Amon mekanik arıza yaşayınca Hill yeniden 2’inciliğe çıkmış, süspansiyon sorunu yaşayarak bitiş çizgisine gelmeye çalışan Clark ise farkın düşmesine rağmen galip gelmiştir. Özetle Hill’in kazanması gereken yarış mekanik arızalardan ötürü Jim Clark’a gitti.

Meksika GP

Clark 1. başlayıp 1. bitirdi, Hill ise 4. başlayıp bitiremedi.

Jim Clark Graham Hill’in eski Lotus’unu kullanırken Hill yeni Lotus’undaydı. Sıralamalarda Graham Hill’e 1 saniyeden fazla fark atan Jim Clark yarışa polden başlasa da startta iki bayrağın birden sallanmasından ötürü Clark kafa karışıklığı yaşadı ve Gurney ona arkadan çarparak yarış dışı kaldı. İlk tur sonunda liderliğe yükselen Graham Hill ise 3. turda Clark’a yeniden geçilmiş oldu. Yarışı debriyajsız tamamlayacak olan Clark 17. turda Hill’in de arıza sonucu yarış dışı kalmasından sonra ikinciyle arasındaki farkı 20 saniyeye yükseltti. Kalan turlarda da harika turlar atmaya devam eden Clark yarışı 85 saniyeye yakın bir farkla kazandı ve yeni sezon öncesi iyi sinyaller verdi. Ayrıca 1.48 civarı turlar attığı Meksika’da en hızlı tur bakımından Graham Hill’e yaklaşık olarak 3, en hızlı 2. turun sahibi Amon’a ise yaklaşık 1 saniye fark attı.

1968 Güney Afrika GP

Clark 1. başlayıp 1. bitirdi (Graham Hill’in geçen sene birkaç yarışta kullandığı yeni Lotus 49’u ilk kez bu yarışta kullandı). Hill ise 2. başlayıp 2. bitirdi

Clark, geçen sene yapımına başlanan ve Graham Hill’in Lotus’uyla aynı olan yeni bir Lotus 49’a geçerken Hill araç değiştirmedi. Polü 1 saniye farkla Clark alırken Hill 2. başlayacaktı. İki Lotus da kötü start alırken Clark 2.turda liderliğini geri aldı. Hill ise kötü startından sonra iki sıra yükselerek 5’inciliğe oturdu. Yarışın kalanında Hill 2’nciliğe kadar yükselirken Clark kariyerinin son yarışında olduğundan habersizdi. Bu galibiyetle beraber Fangio’nun galibiyet rekorunu da kırmış oldu.

KARAR

12 yarış sonunda kişisel görüşüm, motor sporlarındaki en büyük iki isminin mücadelesi olarak lanse edilen bu kapışmada belki de ilk kez Graham Hill seviyesinde bir pilotun kesin bir şekilde yardımcı rolde olduğunu görmüş olduk.

“Graham Hill ile takım arkadaşı olmak nasıl bir duygu?”diye sorulduğunda “Ben onun değil, o benim takım arkadaşım” diye cevap verip mütevazılığı en azından o cevabı verirken elden bırakan Jim Clark’ın takım arkadaşı Hill’i sürklase etmesiyle aslında haklı olduğunu görüyoruz. Hill’in 1968’e aynı araçla başlaması da aslında bazı yarışlarda kullandığı yeni şasili Lotus 49’unun 1967’de Clark’ın kullandığı araçtan üstün olduğunu da gösteriyor.  1968’de Güney Afrika GP’sinden sonra yapılan bir F2 yarışında hayatını kaybeden Jim Clark’ın takım liderliği ise Graham Hill’e geçmiş ve o da 1968 sezonunun şampiyonu olmuştu lakin sezonun en flaş ismi Matra ile harikalar yaratan Stewart’tı.

Sonuç olarak gelmiş geçmiş en iyi pilotlardan biri olan Jim Clark döneminin en iyi pilotlarından Graham Hill’e karşı hiçbir yarışta tam olarak mağlup olmadan harikalar yaratmayı başardı. 12 yarış sonunda oluşan 50-21’lik sonuç da gerçeği yansıtıyor. Graham Hill’in karizması ve Triple Crown’a sahip olması onu kimilerine göre daha ünlü bir pilot yapsa da Jim Clark dominasyonunu aracına bağlayanlara çok güzel bir cevap vererek başka bir seviyede olduğunu kanıtlamış oldu.

Bir pilotun özel hayatında yaşadığı mutsuzluklara rağmen en üst seviyede yarışmaya devam etmesi ise onun işine ne kadar odaklandığını gösteriyor. Hill’in bu eşleşmeden mağlup ayrılması onun değerinden hiçbir şey kaybettirmese de Clark’ın bu performansı onun gelmiş geçmiş en iyi sürücüler listesinde en yukarılarda olması gerektiğini savunan argümanlardan yalnızca biri. 2 şampiyonluk birçok efsaneye kıyasla az kalsa da şampiyonlukları böyle kaybettiğiniz sürece kupanın pek de önemli olduğunu düşünmüyorum.

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz