Fransa’nın renkleri mavi, beyaz ve kırmızıdır ancak 1999 Fransa GP’sinde gök gri, yer sarı idi. Yarış yağmurlu havada yapılmıştı ve sarı Jordan’ın emektar pilotu Heinz-Harald Frentzen’di kazanan. (Adı da karizmatik hele) Frentzen iki hafta önceki Kanada GP’sinde geçirdiği kazada dizini sakatlamıştı ancak bu onu hiç de etkilemişe benzemiyordu.

1999 Fransa GP’si sezonun 7. yarışıydı ve bu yarış öncesinde Mika Hakkinen, Michael Schumacher’in 4 puan önünde, 34 puanla genel klasmanda liderdi. Yağmurlu geçen sıralama turlarında Rubens Barrichello, Stewart ile polü elde etti, ilk çizgiye eşlik edecek pilot ise Sauber’le yarışan Jean Alesi idi.

Yarış başlar başlamaz ilk çizgideki pilotlar David Coulthard’ın baskısını hissetmeye başlamıştı. Coulthard kısa sürede liderliği yakalasa da 10. turda alternatör sorunu yaşayınca aracını kenara çekti. Barrichello liderliği geri almıştı. Bir diğer yükselen Mclaren ise Mika Hakkinen’di. Hakkinen 14. sırada başladığı yarışta 2. Barrichello’nun arkasına dek gelmişti.

21. turda etkisini arttıran yağmurla beraber Jean Alesi çakıl havuzuna saplandı ve güvenlik aracı piste girdi. Pist o kadar ıslaktı ki pilotlar güvenlik aracı ardında bile spin atmaya devam ediyordu. Yarış tekrar başladığında Hakkinen Barrichello’ya atak denerken U virajda spin attı ve 7. sıraya düştü. Bu kez deneme sırası Schumacher’deydi. Yağmur ayarlarına sahip olan Ferrari aracıyla Schumacher uçarak geliyordu ve geç fren ile şansını denedi ancak Barrichello aracını akıllı bir şekilde konumlandırarak yerini korudu. Bir tur sonra aynı şeyi deneyen Schumacher bu kez başarılı oldu ancak birkaç tur sonra yaşadığı elektrik sorunu nedeniyle pite gelip direksiyonunu değiştirmek zorunda kaldı. Barrichello bir kez daha liderdi. Ancak bu kez Hakkinen Barrichello’yu tekrar geçti. Lider ikili benzin için pite geldi ancak sarı Jordan’ıyla Heinz-Harald Frentzen’in yarış sonuna dek yetecek benzini vardı ve tek pit-stop stratejisi sayesinde liderliği ele geçirdi ve bu kaotik yarışı kazanıp kendisinin ve sarı Jordan’ın 2. galibiyetini elde etti.

Frentzen sorunsuz bir yarış geçirdi ve bir bakıma şanslıydı. Coulthard ya da Schumacher gibi sorun yaşamadı, Alesi gibi çakıl havuzuna saplanmadı, Hakkinen gibi spin atmadı, Barrichello gibi fazladan pit-stop yapmadı. Ancak Frentzen hatasız sürüşünü müthiş bir stratejiyle taçlandırıp şampiyonada ben de varım demişti. Kuşkusuz bu onu potada tutmaya ancak yetecekti fakat bu yarış onun başlangıcı olmuştu. Nitekim Frentzen Avrupa’da pol alıp İtalya’da bir galibiyet daha elde edecekti ve 1999-Frentzen-Sarı Jordan birlikteliği F1 tarihinin en güzel underdog hikayelerinden biri olacaktı.

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz