Formula 1 tarihi boyunca birçok muhteşem araç gördük. Hepsi gerçekten hızlı ve sezonu silip süpüren araçlardı. Hepsi, ağzımızda güzel bir aroma bıraktı. 

Ama bazı araçlar vardı ki her zaman daha fazlasını hak etmiş fakat bir şekilde bunu elde edememişlerdi. İşte bu yazımızda da çok hızlı olan fakat bir türlü şampiyonluğu yakalayamayan o araçları inceledik.

6) Ferrari 641 F1 (1990)

1990 sezonu Ferrari’nin iddıalı olduğu sezonlardan biriydi. Ferrari 10 yıldır süren şampiyonluk hasretine son vermek istiyordu ve bunun için kadrosuna McLaren’den yeni ayrılmış Alain Prost’u kattı.

Ferrari 641 F1, John Barnard tarafından tasarlanmış 1989 aracının geliştirilmiş bir modeliydi. Ancak Prost’un takımda olması 641 F1’in gelişimi için çok önemliydi. Araç sezon ilerledikçe daha hızlı ve daha dayanıklı olmaya başladı ve Prost şampiyona favorisi Senna’ya yaklaştı. Sezonun sondan ikinci yarışı olan Japonya GP’sinden önce ikilinin arasında sadece 9 puanlık bir fark vardı ve şampiyonluk savaşı kızışıyordu. Prost yarışın başında Senna’dan daha iyi kalktı ve önüne geçti, ancak ikili ilk virajda çarpıştı ve iki sürücü de yarış dışı kaldı, böylece Prost’un şampiyonluk hayalleri sona erdi. Senna daha sonradan Prost’a bilerek çarptığını itiraf etse de iş işten geçmişti. Ferrari bu sezondan sonra 7 yıl boyunca ciddi bir şampiyonluk mücadelesi veremedi.

Ferrari 641 F1, çıktığı 16 yarışta 6 galibiyet (5 Prost, 1 Mansell) ve 3 pole pozisyonu elde etmeyi başardı. Ferrari iki şampiyonada da az farkla McLaren ve Senna’nın arkasında ikinci oldu. 641 F1, şampiyonluk getirmese de Ferrari’nin başarılı araçlarından biri olarak tarihe geçti.

5) Williams FW14 (1991)

1987’den beri istediği kadar rekabetçi olamayan Williams takımı, 1991’de zirveye geri dönmeye niyetliydi. Bunun için Ferrari’de başarısız bir 1990 geçiren Nigel Mansell ve yetenekli tasarımcı Adrian Newey takıma eklendi.

Patrick Head ve Adrian Newey tarafından tasarlanan FW14, griddeki en gelişmiş ve en hızlı araçtı, fakat dayanıklılık sorunları sezonun başlarında Mansell’ı geriye düşürdü. Birçok yarışta Mansell veya takım arkadaşı Patrese galibiyet için mücadele verirken mekanik sorunlar sebebiyle geriye düştü ya da yarış dışı kaldı. Bu olayların en inanılmazı Kanada’da oldu, Mansell tüm yarış boyunca lider gitti ve son tura girdiğinde Piquet’nin 60 saniye önündeydi. Fakat sondan ikinci virajın çıkışında araç birden yavaşladı ve Mansell galibiyeti kaybedip 6.lığa düştü. Mansell sezon ortasında çok iyi bir form yakalayıp 3 yarış üst üste kazansa da iş işten geçmişti. Şampiyonayı daha istikrarlı olan Ayrton Senna kazandı, Mansell ve Williams ise iki şampiyonada da ikinci bitirdi.

Williams FW14 çıktığı 16 yarışta 7 galibiyet (5 Mansell, 2 Patrese) ve 6 pole pozisyonu aldı. Araç o kadar hızlıydı ki Williams 1992 sezonunda FW14’ün geliştirilmiş versiyonu olan FW14B ile iki şampiyonayı da domine etti.

4) Ferrari F2008 (2008)

Ferrari’nin 2007 sezonunda sürücüler şampiyonluğunu kazanmasından sonra İtalyan takımın 2008 sezonunda da iddialı olması bekleniyordu. Ferrari, bir önceki sezonun şampiyonu Kimi Raikkonen ve zafere aç Felipe Massa ile yola devam etti.

Ferrari F2008, Aldo Costa ve Gilles Simon tarafından tasarlanmıştı ve önceki yılın aracı F2007’nin bir gelişimiydi. F2007’den farklı olarak yol tutuşu gibi sürücü yardımları yoktu ve araç yeni vites kutusu sebebiyle birazcık daha ağırdı. F2008 griddeki en hızlı araçtı fakat Massa ve Raikkonen’in istikrarsız sonuçları McLaren sürücüsü Lewis Hamilton ve BMW-Sauber sürücüsü Robert Kubica’nın da şampiyonluk savaşına katılmasını sağladı.

Sezonun başlangıcı Ferrari için inişli çıkışlı geçti. Massa ilk iki yarışta sürücü hataları sebebiyle puan alamadı. Raikkonen ise Kanada’da pit yolunda Hamilton ile kaza yaptıktan sonra yarış dışı kaldı. Fakat Ferrariler sorun yaşamadığı zaman yarışları kolaylıkla kazanabiliyorlardı. Sezonun ortasında Raikkonen’in Valencia’da yaşadığı motor arızası ve Belçika ile Singapur’da kaza yapması Finlandiyalı pilotu şampiyonada fazla geriye düşürdü. Massa ise Macaristan’da lider giderken son 3 turda motorunun patlaması ve Singapur’da liderken pit ışıklarındaki bir hata sebebiyle değerli puanlar kaybetti, fakat şampiyonluk savaşını son yarışa kadar sürdürdü.

Son yarış olan Brezilya’da ise Massa finiş çizgisini geçip yarışı kazandığında şampiyonluğunu ilan etmişti, fakat Lewis Hamilton son turun son virajında Timo Glock’u geçerek inanılmaz bir şekilde 1 puan ile şampiyonluğu kazandı. Ferrari markalar şampiyonasını kazanmasına rağmen hayal kırıklığına uğradı ve Massa podyumda göz yaşlarını tutamadı. Sezon sonunda Ferrari en hızlı araca sahip olmasına rağmen sürücü hataları ve dayanıklılık sıkıntıları nedeniyle sürücüler şampiyonasını 2. ve 3. bitirdi.

Ferrari F2008 çıktığı 18 yarışta 8 galibiyet (6 Massa, 2 Raikkonen) ve 8 pole pozisyonu elde etti. F2008 ayrıca Ferrari’nin kazandığı son markalar şampiyonluğunu elinde bulunduruyor.

3) McLaren MP4-22 (2007)

Galibiyetsiz geçen bir 2006’dan McLaren 2007’de daha iyi sonuçlar bekliyordu. Takıma 2 kez F1 dünya şampiyonu Fernando Alonso’yu ve GP2 şampiyonu Lewis Hamilton’u kattılar.

Pat Fry tarafından tasarlanan MP4-22, her ne kadar görünüş olarak benzese de MP4-21’e göre çok daha hızlıydı. Aracın yere çekme kuvvetinin düşük olması MP4-22’yi çok rekabetçi bir araç yaptı ve birçok yarışta Ferrari’den daha hızlı olmasını sağladı. Araç ayrıca çok dayanıklıydı ve McLaren tüm sezon boyunca mekanik bir sebepten dolayı yarış dışı kalmadı. Fakat 2007 sezonu McLaren için adeta bir kabusa döndü. Beklenenden hızlı çıkan çaylak sürücü Lewis Hamilton, beklenenden hızlı çıktı ve Alonso ile şampiyonluk için savaşmaya başladı. Bir süre sonra Alonso ve Hamilton arasındaki ilişki gerginleşti ve takım bunu kontrol etmekte zorlandı. İkili arasındaki ilişkinin kırılma noktası ise Macaristan GP’siydi. Sıralama turlarında Alonso, pit yolunda bilerek Hamilton’u arkasında tutarak Q3’te son turunu atmasını engelleyip pole pozisyonunu aldı.

Bu olaydan sonra takım patronu Ron Dennis ve Alonso arasında gerginlikler yaşandı ve Alonso Dennis’e elinde Ferrari sızıntıları ile alakalı emailler olduğunu söyleyerek onu tehdit etti. FIA bu olaydan sonra bu konuyu inceledi ve casusluk skandalı ortaya çıktı. McLaren, 2007 aracında Ferrari’nin tasarımlarını çalmakla suçlandı. McLaren suçlu bulundu ve İngiliz takım 100 milyon dolarlık cezaya ek olarak markalar şampiyonasından diskalifiye edildi. Casusluk skandalından sonra Alonso ve takımın arasındaki ilişkiler dibe vurdu. Hatta Ron Dennis takımın Alonso’ya karşı yarıştığını söyledi.

McLaren markalar şampiyonasından diskalifiye olsa da, iki sürücüsü ile lider olduğu sürücüler şampiyonasını kazanmayı umuyordu. Son iki yarışa girildiğinde Ferrari sürücüsü Kimi Raikkonen’in şampiyonluk ihtimalleri çok azdı ve Lewis Hamilton’un Çin’de şampiyonluğunu ilan etmesi bekleniyordu. Fakat Çin ve Brezilya’da sürücü ve takım hataları sebebiyle iki McLaren sürücüsü de çok puan kaybetti ve Kimi Raikkonen Formula 1 tarihinin en iyi geri dönüşlerinden birini yaparak şampiyon oldu. Raikkonen şampiyonayı eşit puanda bitiren Alonso ve Hamilton’un 1 puan önünde bitirdi. İnanılmaz. En hızlı araca sahip olmasına rağmen McLaren’in sezonu kabusa dönmüştü. Sene sonunda Alonso takımdan ayrıldı.

McLaren MP4-22, çıktığı 17 yarışta 8 galibiyet (4 Alonso, 4 Hamilton) ve 8 pole pozisyonu elde etti. Aracın çok hızlı olmasına rağmen takım içindeki sorunlar MP4-22’nin bu listeye girmesini sağladı.

2) McLaren MP4-20 (2005)

2003 yılında çok yaklaştıktan sonra McLaren ve Raikkonen şampiyonluğa açtı. Juan Pablo Montoya Williams’tan McLaren’e geçerek takımın sürücü kadrosunu tamamladı. Aracın tasarımcısı Adrian Newey ise önceki yıllardaki hatalarından ders alarak McLaren’i podyumun zirvesine çıkarmayı hedefledi.

McLaren MP4-20’nin tasarımı önceki yıllara göre tamamen farklıydı. Aracın dingil mesafesi önceki yıllara göre kısaltıldı, ön kanat genişletildi ve aracın yanlarına “boynuz” kanatları eklendi. MP4-20’nin kullandığı V10 Mercedes motoru ise rakiplerine göre daha güçlüydü. McLaren, Ferrari’nin gerilemeye başladığı dönemde iki şampiyona için de favoriydi.

Fakat sezon McLaren’in umduğu gibi gitmedi. Montoya sezonun başlarında araca alışmakta zorluk çekti ve pist dışında sakatlandığı için Bahreyn ve San Marino’da yarışamadı. Montoya sezonun sonlarına doğru araca daha iyi uyum sağladı ve 3 galibiyet elde etti. Takımın diğer sürücüsü Raikkonen ise araca Montoya’dan daha iyi uyum sağlamıştı ve sıkıntı yaşamadığı sürece durdurulamazdı. Raikkonen 2005’te 7 galibiyet aldı ancak öbür yarışların çoğunda dayanıklılık sıkıntıları çekti. Raikkonen Imola, Nürburgring ve Hockenheim’da yarış lideriyken mekanik arızalar sebebi ile yarış dışı kaldı. Montoya da aynı şekilde Macaristan’da yarış dışı kaldı. Sezon sonunda daha istikrarlı olan Alonso ve Renault şampiyon olurken McLaren ve Raikkonen ise ikincilikle yetinmek zorunda kaldı.

McLaren MP4-20, çıktığı 19 yarışta 10 galibiyet (7 Raikkonen, 3 Montoya) ve 7 pole pozisyonu elde etti. MP4-20, 2005 yılının en hızlı aracı olmasına rağmen dayanıklılık sorunları sebebiyle şampiyon olamadı.

1) Williams FW11 (1986)

McLaren tarafından domine edilen 1984 ve 1985 yıllarından sonra Williams zirveye geri dönmek istiyordu. Mansell-Piquet sürücü kadrosuna sahip olan Williams takımının 1986 yılında güçlü olması bekleniyordu.

Patrick Head ve Frank Dernie tarafından tasarlanan Williams FW11, griddeki diğer araçlara göre aerodinamik bakımdan daha güçlüydü ve arkasında güçlü bir Honda motoru vardı. Honda’nın 1.5 litre turbo V6 güç ünitesi o kadar güçlüydü ki sıralama turlarında 1200 beygir üretebiliyordu. Mansell ve Piquet gibi kendini kanıtlamış iki sürücüye sahip olan Williams’ın şampiyon olması bekleniyordu. Piquet sezona kendi evinde galibiyet alarak başlasa da bir sonraki yarıştan önce Frank Williams neredeyse ölümcül bir yol kazası geçirdi. Patrick Head takımın başına geçti fakat Frank Williams’ın yokluğu herkesi demoralize etti. Williams’ın yokluğunda Mansell ve Piquet’nin arası açıldı ve bu iki sürücünün de şampiyonada puan kaybetmesine neden oldu.

Williams sürücüleri şampiyona favorisi gibi gözükse de diğer yandan Alain Prost McLaren’de şahane bir iş yapıyordu. Dünya şampiyonu olan takım arkadaşı Keke Rosberg’i farklı yeniyordu ve daha kötü bir araca sahip olmasına rağmen şampiyonluk savaşında kalmayı başarabildi. Son yarış olan Avustralya’dan önce Piquet, Mansell ve Prost’un şampiyon olma şansı vardı. Yarışta 3 şampiyonluk adayı da birbirine yakın takip ediyordu ama Mansell grubun önünde kalarak şampiyonluğa yaklaşıyordu. Fakat 65. turda saatte 290 kilometre hızla giderken Mansell’ın lastiği inanılmaz bir şekilde patladı, daha inanılmaz olanı ise Mansell’ın aracı duvara çarpmadan durdurabilmesiydi. Williams aynı olayın tekrar yaşanması korkusundan Piquet’yi pite çağırdı ve Alain Prost pistte kalarak sürücüler şampiyonluğunu kazandı.

Sezon sonunda FIA ödül töreninde konuşan Mansell, lastiklerinin bittiğini anlayınca “aracı duvara çarpmak” istediğini, böylece kırmızı bayraklar sallanacağını ve herkes yarım puan alacağı için şampiyon olacağını bildiğini söylemişti. Fakat Mansell bu yönteme başvurmadı ve Prost şampiyon oldu. Williams markalar şampiyonluğunu kazansa da iki sürücü de şampiyonluğu Prost’a kaptırdığı için hayal kırıklığına uğradı.

Williams FW11, çıktığı 16 yarışta 9 galibiyet (5 Mansell, 4 Piquet) ve 4 pole pozisyonu elde etti. FW11, 1986’daki en hızlı araç olsa da Prost’un inanılmaz performansı, sürücülerin arasının açılması ve Avustralya’daki olaylar sebebiyle sürücüler şampiyonluğunu kazanamadı. Araç 1987 için geliştirildi ve FW11B, iki şampiyonayı da sorunsuzca kazanmayı başardı.

Biz araçları zafer oranlarına göre sıraladık. Pekâlâ unuttuğumuz başka araçlar olabilir. Eğer varsa, lütfen yorum olarak bize söyleyin, hepimiz bunları görelim!

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz