John Surtees  sonsuza dek hem iki hem de dört tekerlek üzerinde dünya şampiyonluğu kazanmış tek kişi olarak bilinecek, fakat onda bundan çok daha fazlası var.

O bir yarışçı, takım sahibi, meraklı, hayırsever ve bir beyefendiydi. ‘Efsane’ ve ‘kahraman’ kelimeleri bazen anlamlarını kaybederler ancak ‘Büyük John’ için bu mümkün değil.

İşte karşınızda John Surtees’in bu kadar büyük bir yarışçı olduğunun altı sebebi:

İnanılmaz Bir Motorsiklet Sürücüsüydü
John Surtees aynı zamanda Isle of Man TT’yi iki kez kazandı.

Surtees’in F1’e gelmeden önce motorsiklet serilerinde şampiyonluklar kazandığı biliniyordu ancak iki tekerleğin ne kadar zor olduğunu bilmeyen birisi için onu hafife almak kolay olabilir.

1956-1960 yılları arasında, yedi dünya şampiyonasını kazandı ve böylelikle tüm zamanların en çok şampiyonluk kazananları listesinde altıncı sırada yer aldı. Bu şampiyonaların ilk dördü 500cc kategorisindeydi ve şu ana kadar bu kategoride ondan fazla şampiyon olan üç kişi var. 1958 ve 1959’da 25 şampiyonaya katıldı ve hepsini kazandı.

Motorsikletteki son yılı olan 1960’da 350cc ve 500cc şampiyonalarını (tabii ki) kazandı, ancak aynı zamanda dört tekerli yarış kariyerine de başlamıştı. Bir haftasonu motorda, bir sonrakinde arabada olurdu, ama her zaman hızlıydı. Gerçekten çok yönlü bir insandı.

Araçlarda En Başından Beri Hızlıydı
John Surtees Silverstone’da,  henüz ikinci yarışında, ikinci oluyor.

1960’da Surtees, boş geçen hafta sonlarını doldurmak için yarış araçlarını denemek istedi ancak kimse bu kadar çabuk adapte olabileceğini tahmin edememişti.

İlk sürdüğü yarış arabası Goodwood’daki Le Mans Aston Martin’di ve Stirling Moss’tan daha hızlı turlar attı. Ertesi gün Vanwall F1 aracıyla pistte idi ve yine Moss’dan daha hızlı turlar attı. Stirling Moss o sırada dünyanın en hızlı şoförü olarak kabul ediliyordu, dürüst olmak gerekirse o zamanlar çok iyi bir iş çıkarmış.

Bazı düşük seviyeli yarışlarda yarıştı krank sonra, aynı yıl kendini Lotus ile Monako GP’sinde buldu. F1’deki kariyerine kendi evinde -Silverstone’da- ikinci olarak göz kamaştırıcı bir başlangıç yaptı. Bir sonraki yarış olan Portekiz’de pol pozisyonundan başladı ve fren pedalındaki sorun yüzünden yarış dışı kalana kadar yarışta oldukça dominanttı.

O tur zamanlarını yapan, yarışları kazanan sıradan bir adam değildi. Surtees özel bir yetenekti.

Çok Yetenekli Takım Arkadaşlarını Mağlup Etti
1964 Meksika GP. Surtees(önde) ve takım arkadaşı Bandini(arkada)

Surtees, 1960’da ki tek yetenekli pilot değildi. Lotus’daki takım arkadaşı, Jim Clark’tı.

Surtees, 1960’da çeşitli yarışlarda Clark ile yarıştı ve çoğunlukla önünde bitirdi. Aslında sezon sonunda Colin Chapman, Surtees’in Lotus’un bir numaralı şoför olmasını ve ona takım arkadaşı olarak Clark veya mevcut Lotus sürücüsü Innes Ireland’ı seçmesini istedi. Surtees, Clark’ı seçti ve Ireland buna çok öfkelendi. Surtees ise bu durumdan huzursuz oldu.

Ama bir o kadar da iyi oldu. Jim Clark, tüm zamanların en büyük F1 sürücüsü olmasa da, o zamanlar olduğu düşünülüyordu ve o yıl Colin Chapman Surtees’in daha iyi olduğunu düşündü. Ve Colin Chapman, pilotlar hakkında bir iki şey biliyordu.

Coopers ve Lolas’la yarıştıktan birkaç yıl sonra Ferrari’ye katıldı ve 1964’te şampiyonluğu kazandı. Ayrıca yetenekli takım arkadaşı Lorenzo Bandini’yi ağır bir şekilde yendi. John, 1966 yılında birkaç yarış sonra Ferrari yönetimi ile anlaşamadı ve Ferrari’den ayrıldı. Le Mans 24 Saat’e katıldı. Sonrasında ise sezonun sonuna kadar Cooper takımı ile yarıştı. Sezonu ikinci sırada tamamlayan Surtees’in takım arkadaşı, 1970’in şampiyonu, Jochen Rindt ise sezonu üçüncü bitirdi.

Sadece F1’de Kazanmadı

John Surtees, özellikle diğer serilerde çok yarıştı. Ferrari’deki zamanında bazı Dünya Sportscar Şampiyonası etkinliklerinde de yer aldı. İki kere Nürburgring 1000 km ve Sebring 12 saati kazandı.

1965 yılı sonunda Kanada’daki başka bir serisinin antrenman seansında yaptığı bir kazada,aylarca hastanede kaldı. Ardından ilk yarışı 1966’daki Monza 1000 km serisini tabii ki kazandı. Yılın ilerleyen zamanlarında, ilk kez katıldığı, Can-Am şampiyonasını, Lola T70’i ile, kazandı.

Le Mans’ı hep ellerinin arasından kaçırdı. Oysa ki 1964’te Ferrari ile 3. olmuştu.

Kendi Takımı Oldukça Başarılıydı

John Surtees, sürüş becerileri kadar, takımlar tarafından mekanik bilgisi takdir edilen müthiş bir mühendisti. Ulusal yarışmalarda kendisi tarafından tasarlanan Motosikletlerinin ile 1950’lerde yarıştı ve 1966’da Can-Am şampiyonasını kendi ekibi ile kazandı. Ayrıca, Formula 5’deki kendi araçlarıyla pilotları başarıdan başarıya ulaştıracaktı, 1969’da BRM ile zorlu bir sezonun ardından Team Surtees’i F1’e götürmeye karar verdi.

Sonuçlar başlangıçta oldukça iyiydi. Başka bir efsanevi eski motor yarışçısı Mike Hailwood, Surtees’de o yıl Formula 2 şampiyonluğunu kazanmıştı ve 1972 İtalya GP’sinde (John’un son Grand Prix’sinde) ikinci sırada yer aldı ve Team Surtees Markalar Şampiyonasını beşinci bitirdi.

John Watson, Alan Jones ve René Arnoux gibi birçok büyük isimleri yetiştiren takım, sponsorluk sıkıntıları sebebiyle 1978 yılı sonunda dağıldı.

1971’de John, şampiyona dışı bir yarış olan Oulton Park Gold Cup’da kendi aracıyla zafer kazandı. Bu, bir pilotun kendi tasarladığı araç ile zafer kazandığı son yarıştır.

İki ve dört tekerlekte dünya şampiyonluğu kazanan tek pilot olan Surtees, muhtemelen asla kırılmayacak olan iki rekoru elinde tutuyor.

Henry Surtees Vakfı

John Surtees’in oğlu Henry, motorsporlarına girmek istediğine karar verdiğinde John ona tam destek verdi. Henry’nin Formula BMW ve Formula Renault’daki başarıları onun çok yetenekli olduğunu gösteriyordu.

Ancak Henry Surtees, Formula 2’nin Brands Hatch ayağında başka bir aracın tekerleğinin kaskına çarpması sonucu, korkunç bir kazada, hayatını kaybetmişti. Surtees ailesinin başına gelen bu trajedinin ardından John, Henry Surtees Vakfı’nı kurdu.

John Surtees, hava ambulansı hizmeti, kan nakli, kafa travması rehabilitasyonu ve gençlerin motorlu taşıtlarda ve motor endüstrisine kazandırılması gibi alanlarda yardımlar yapan derneğin çabalarının arkasında büyük bir itici güç olmuştu.

Kariyerinde elde ettiği sayısız başarılardan ziyade bu vakıf, John Surtees’in kalıcı mirası olacak. Harika bir motorcu, büyük bir pilot daha da önemlisi harika bir adam.

Bu yazı WTF1.com’dan Dan Thorn’un yazısından çevrilmiştir.

Sosyal Medya Hesaplarınızla veya Üye Olarak Yorum Yapabilirsiniz